Subscribe to Marka Yöneticisi

2006 Ağustos Ayı Arşivi

Starbucks Bize Ne Vaadediyor?

Yazar: Ali BULUT Tarih: 30 Ağustos 2006

ali-bulut-starbucks-ne-veriyor

Geçenlerde bir yerlerde okumuştum: “İnsanlar, Starbucks’ta içtikleri kahve için 1 YTL, orada edindikleri diğer değerler için de 6 YTL ödüyorlar” diyordu. Peki hangi değerler bunlar, bize ürünün 6 katı daha fazla ödememizi sağlayan?

Aslında biraz düşününce Starbucks’un tüketicisine ne vaadettiğini bulmak hiç de güç değil. Önce Starbucks fikrinin doğuş öyküsüne bakalım:

1960 yılında ABD’de günde ortalama 3,2 fincan olan kahve tüketimi, 1988’lere gelindiğinde 1,67 fincana gerilemiş. Bunun nedeni olarak da yeni neslin daha çok soğuk içeceklere yönelmesi ve gazlı içecek tüketimin artması gösteriliyordu.

Öncelikle Starbucks o yıllarda farklı bir konumlandırma stratejisi izleyerek ürünü yeniden konumlandırıyor. Kahveyi ve kahve içme eylemini sosyal bir etkinlik haline getiriyor. Sofistike(!) insanların “kahvelerini.. toplumu.. dostluğu.. bağlantıları..” paylaşabileceği özel köşeler yaratıyor.* “Rahatlatıcı bir üçüncü mekan” Starbucks tarafından haber bültenlerinde ve etkileyici yıllık raporlarda kendi kendini tanıtmak için o yıllarda sıkça kullanılan bir ifade oluyor.

İkinci olarak Starbucks’un “Benim kahvem, benim tarzım” söyleminden yola çıkmak gerekiyor. Yeterince çeşitlendirilmiş ürün gamı ve opsiyonel ilaveleri ile Starbucks’ta kahve kökenli pekçok seçenek yaratıyorlar.

Sonuçta, tüketiciler için kahveyi bir tutku, bir tarz, bir sosyalleşme aracı ve kendini şımartmanın bir yolu haline getiriyorlar. Starbucks Pazarlama Yöneticisi Scott Bedbury yayılma politikalarını şu şekilde anlatıyor: “Kendimizi, ruhumuzla bağlantı kurmanın yolunu bulmaya yönelik en büyük hareketlerden biri ile aynı yere getirmek istiyoruz”**

Ve günümüze gelindiğinde ABD’de günlük kahve tüketimi, 1960 yılından bile daha yükseğe çıkıyor.

* Starbucks 1995 yıllık rapor
**Nicole Nolan, “Starbuck’lanmış!” This Times, 11 Kasım 1996

Hakia, Google’a rakip

Yazar: Ali BULUT Tarih: 25 Ağustos 2006

ali-bulut-hakia-google-rakip

“Arama Motoru kavramı , tek başına, global bütünleşme ve uygarlaşma yolundaki en önemli fenomendir. Bu konuda daha iyisini yapmalıyız” Dr.Rıza C.Berkan, CEO

2004 yılında Dr.Rıza C.Berkan isimli bir Türk tarafından kurulan hakia , Manhattan’da yerleşik özel bir şirkettir. Operasyonlarını; Türkiye, Amerika, Rusya, Ermenistan ve Polonya’da bulunan ekipleri ile gerçekleştirmektedir.

Google‘un arama motorları pazarındaki tartışılmaz üstünlüğü sürerken, gelişiminin henüz %28’ini tamamlamış olan hakia, beta versiyonu ile arama motorları arasında farklı bir yerde konumlanıyor. 2006 Sonbaharı civarında gerçek versiyonuyla yayına girmesi beklenen hakia ‘nın, arama sonuçlarındaki isabet başarısıyla kısa sürede Google için büyük bir rakip olacağı bekleniyor.

Google ‘dan farklı olarak, hakia kullanarak istediğiniz herhangi bir sorunun cevabına direk ulaşmanız mümkün olacak. Siz soruyu soracaksınız ve sorunuzun cevabını içeren bağlantılar önünüze gelecek. Böylelikle sadece “anahtar kelimeler” bazlı arama yapmakla sınırlanmayacaksınız.

Örneğin, nasıl daha iyi bir uyku çekeceğinizi merak ediyorsanız, “How can I sleep better?” diye soruyorsunuz. Konuyla ilgili içeriği olan bağlantılar karşınıza geliyor.

hakia ‘nın farklılık yaratacak diğer özellikleri için “hakia özellikler” sayfasına bakmalısınız.

Farkedilmenin Yolu: İnovasyon

Yazar: Ali BULUT Tarih: 11 Ağustos 2006

ali-bulut-inovasyon

Business Week ve The Boston Consulting Group, 2006 yılı başında 63 ülkede 1070 üst düzey yöneticiyle yaptığı anketle dünyanın en “innovative” 25 şirketini belirledi:

1) Apple: Tabii ki i-pod… Hem tasarım harikası hem fonksiyonel
2) Google: Mühendislerine “istediğinizi deneyin” diyor ve sonuç olarak sürekli yeni icatlarla adını duyuruyor.

3) 3M: Yeni CEO’su ile dümene yeniden bir mühendis geçti ve yine AR-GE odaklı çalışmaya devam ediyor.
4) Toyota: Otomobiller için Hibrid teknolojisini geliştirdi.
5) Microsoft: Windows ve Office’i sürekli yeniliyor. Ayrıca yeni servisi “Live” ile adından yine çok söz ettirecek gibi…
6) General Electric: Yöneticilerini değerlendirme kriterleri arasında “hayalgücü ve cesaret” gibi maddeler var.
7) P&G: Tasarım ve yenilik artık şirketin değişmez bir parçası olmuş.
8) Nokia: Trendleri takip altına almak dünya haritasını parçalara ayırmış. Gelişen pazarlara göre daha ucuz modeller tasarlıyor.
9) Starbucks: 3 dolarlık kahvenin yaratıcıları şimdi de kahveyi sinemaya sokuyorlar.
10) IBM: 40.000’den fazla yeni patentinin, 500’ünü ekosistem teknolojilerine ayırmış.
11) Virgin: “Hip” konseptli markasını havayollarından sigortaya kadar taşımış…
12) Samsung: Güney Koreli şirketin en büyük avantajı tasarımdan üretime geçişin çok hızlı organize edilebilmesi.
13) Sony: Eskiden daha üst sıralarda yer alan şirket HD teknolojisiyle yeniden tırmanışa geçmiş.
14) Dell: PC destek zincirinde ve satış kanallarında devrim yapmış.
15) IDEO: Birçok şirkete tasarım odaklı düşünmeyi öğretiyor ve onlara tasarımlar yapıyor.
16) BMW: Innovatif araştırma merkezi kurmuş.
17) Intel: PC’lerin ve mikroişlemcilerin dışına çıkmak istiyor. 2006’da birçok yeni ürün çıkaracakmış.
18) eBay: Dünyanın en büyük online pazarı.
19) IKEA: İsveçli perakendeci sunduğu farklı perakende deneyimiyle kült olmuş durumda.
20) Wal-Mart: Tedarik kanallarını yüksek yoğunlukta teknoloji kullanarak yönetiyormuş.
21) Amazon: Online deneyimi geliştirmeye odaklı.
22) Target: Yaratıcı pazarlama yöntemleri ve geçici mağazalarla müşterilerini sürekli şaşırtıyormuş.
23) Honda: Mükemmel mühendislik ürünü otomobil olarak bilinen Honda, şimdi de otomobilin dışına çıkmış.
24) Research in Motion: Kablosuz erişimli e-mail pazarını kontrol ediyor.
25) Southwest Airlines: En ucuz maliyetli havayolu taşımacılığı modelini yaratmış.

GÜNÜN YAZILIMI

ETİKETLER

ÜYELİK

Bu blog BloggerV.com üyesidir.