Subscribe to Marka Yöneticisi

2009 Mart Ayı Arşivi

Marka Yöneticilerine Pratik Bilgiler -5-

Yazar: Ali BULUT Tarih: 22 Mart 2009


ali-bulut-marka-yonetimi

“Reklam bütçeleri azalmaya devam edecek, çünkü artık reklamla geçmişte olduğu gibi inanç ve güven yaratmak mümkün olmuyor. Günümüzde tüketiciler, yatırımcılar ve önemli hedef kitleler her zamankinden daha fazla şüpheci.”
Mike Paul, President and Senior Counselor
MGP & Associates PR

 

“Tüketicilerin, markaların iletişimlerinde samimi olduğunu düşünmeleri yeterli değil. Zaten, samimi değilseniz size kimse inanmayacaktır. Başarılı olmak için şeffaf olmanın yanı sıra, ilişki oluşturabilmek adına müşterilerine bir katma değer sunmak zorundalar.”
Hayes Roth, Chief Marketing Officer
Landor Associates

 

“Tüketiciler MySpace’den bloglara ve mesaj panolarına kadar her yerde pazarlamacılardan çok birbirlerinin seslerine kulak veriyor. ABD’de online olan nüfusun yüzde 44’ü, her gün markalarla olan olumlu veya olumsuz deneyimlerini birbirlerine anlatıyor. Bu yüzden, markalar için en önemli nokta güvenilirlik olmak zorunda. Müşterilerine verdikleri sözleri yerine getiren ve onlarla aktif bir iletişim içinde olan markalar büyüyecek. Yapamayanlarsa bunun acısını çekecekler.”
Roy De Young, Brand Strategist
Temel Inc. 

 

“2009’un şirketlerin geleneksel reklam yöntemlerinden uzaklaşacağı ve teknolojinin nimetlerinden yararlanacağı bir yıl olacağını söyleyebilirim. Markalar, ipod, mp3 çalar ve cep telefonlarının kullanıcılarına ulaşmaya çalışacak. Basın, TV ve radyo önemini koruyacak, ancak gençler internette ve mobil mecrada oldukları için, markalar da elektronik dünyayla entegre olmaktan başka çareleri olmadığının farkına varcak.”
Dave Seidler, Designer
Baer Design Group

 

“Tüketicilerin büyük bir bölümü geleneksel reklam mesajlarına karşı duyarsızlaşmış durumda. Pazarlamacılar ve marka yöneticileri, markalarını bu yeni dünyaya nasıl uyduracaklarını anlamak zorunda. Yaklaşımlarını daha eğlenceli ve viral dünyaya uyacak bir yapıyla tasarlamalı, satış mesajlarını daha az göze batar hale getirmeliler.”
Josh Kelly, Principal
FINE Design Group

 

Marka Yöneticilerine Pratik Bilgiler -4-

Yazar: Ali BULUT Tarih: 12 Mart 2009


ali-bulut-matriks-yontemi-2

Matriks Yöntemi:

Bir fikrin iyi bir fikir olduğunu anlamak için önce diğer alternatif fikirleri görmeniz lazım. Ki böylelikle kendi fikrinizi refere edebileceğimiz bir sistemimiz olsun.

Binlerce pazarlama fikrine tek seferde ulaşın. İşte bunun için size kullanabileceğiniz son derece basit ve kolay bir yöntem: Matriks Yöntemi

Bir örnek yapalım,

Diyelim ki biz bir giyim firmasıyız. İşimizi büyütmek amacıyla yeni bir konsept mağazalar zinciri kuracağız. Fikirlere ihtiyacımız var. Özellikle de kategorize edilmiş ama önyargısız olarak listelenmiş fikirler. İşte binlerce fikre aynı anda ulaşabileceğiniz basit metod:

Önce, işle ilgili temel parametreleri belirleyin. Yeni bir giyim mağazaları zinciri için bunlar şöyle olabilir; Fiyat Seviyesi, Ürün Grubu,  Hedef Kitle, Mağaza Tipi

İkinci olarak, bir karalama kağıdına bunları bir satıra yan yana yazın.

Üçüncü olarak, her bir parametre için alta doğru seçeneklerinizi sırayla yazın.

Son olarak da, sütunlar arasında varyasyonlar kurarak fikirleri üretin. Göreceksiniz ki, binlerce fikir üretilebiliyor. Bizim örneğimizde toplam varyasyon 720.

ali-bulut-matriks-yontemi

Şimdi analiz sürecine geçebiliriz. Yani kabul etmek gerekir ki buradaki fikirlerin pek çoğu işe yaramaz.

Fakat yine de bazı iyi fikirler çıkacaktır. “İyi bir fikir bulmanın sırrı, pekçok kötü fikir üretebilmektir.”

Yani özetle matriks yöntemi ile çok kısa bir süre içerisinde binlerce fikir üretebilirsiniz.

1-    İşin parametrelerini belirle
2-    Parametreleri bir satıra yaz
3-    Her bir parametre ile ilgili seçenekleri o sütuna alta doğru yaz
4-    Fikri ortaya çıkarmak için sütunlar arasında bağlantılar çiz

Ultra Mobilite: Yelpaze Ev

Yazar: Ali BULUT Tarih: 10 Mart 2009

ali-bulut-mobil-ev

John Lautner’un Chemosphere villa konseptlerinden esinlenerek tasarlanmış bu modern uydu ev oldukça fantastik görünüyor. John’unkinden tek farkı bunun sabit olmayıp, aracınızın arkasında bir karavan olması. 

Hem kompak hem de gerektiğinde yeterince yaşama alanı sunduğundan dolayı da çekici bir tasarım.

Karavan 252 derece açılabilen yelpaze benzeri bir zemine oturmuş. Her bir ünitenin mobil duvarları ve zemini raylar üzerinde kolaylıkla hareket ettiriliyor. Tıpkı şu ünlü “Japon Yelpazeleri” gibi son derece basit.

Aynı zamanda körük şeklinde şeffaf bir örtü de odaların tavan ve dış duvarlarını örtüyor. Doğa kamplarında oldukça işe yarayacağına eminim.

Daha önce hiç karavan ile tatil yapmadım, ama herhalde yapacak olsam, tercihim böyle bir şey olurdu…

Her ne kadar fantastik bir konsept olsa da, bence mobilite kavramının geleceğiyle ve tercihlerimizde yapacağı değişimle ilgili ipuçları taşıyor.

ali-bulut-mobil-ev-2

Tasarımcılar: Stephanie BellangerAmaury Watine, François Gustin & David Dethoor

İnovasyonda 3 Temel Faz

Yazar: Ali BULUT Tarih: 8 Mart 2009

ali-bulut-inovasyon

Ocak ayında yurtdışında düzenlenen  “2009 Yenilikçi İş Kadınları” ödül töreninin ana konuşmacısı olan Dr. Gina Colarelli O’Connor yıllardır süren çalışmaları sonucunda, inovasyonun sürekliliği için gerekli ortam şartlarını anlattı. Dr. O’Connor, Renssealer Politeknik Enstitüsü, Lally Yönetim Teknolojileri Bölümünde Doçent olarak görev yapıyor.  

Dr. O’Connor aynı zamanda “Radical Innovation: How Mature Companies Can Outsmart Upstarts” ve “Grabbing Lightning: Building a Capability for Breakthrough Innovation” kitaplarının da yazarı. Bununla birlikte dahil olduğu araştırma grubuyla birlikte 10 yıl boyunca 30’dan fazla firmada inovatif ürün geliştirme çalışmalarında bulunmuş. Bu süreçte farkettiği ve aynı zamanda iki kitabının da anafikir kaynağı olmuş temelleri anlatıyor. 

İnovasyonun temelde 3 fazı olduğunu belirtiyor:

1) Bunların ilki “Keşif”: İnsanların farklı birşeyler düşünmeleri, seçenekleri artırmaları, başarısız olmaları, yeniden denemeleri ve yeni bir açıdan sorunu tekrar ele almaları konusunda yüreklendirmek. Bu arada siz de bir düşünün, sizin firmanızda bunlar yapılıyor mu?

2)Ele aldığı ikinci faz “Kuluçka”: Yeni bir fikrin tohumu ekildiğinde acaba yeterince zengin bir toprak ve gübre ile beslenmesi sağlanıyor mu? Fikrin zenginleşmesi, gelişmesi, büyümesi, genişlemesi ve stabilitesi için bir kuluçka dönemi gerekiyor. Firmaların sıklıkla  düştüğü hata; pazara yeni birşeyleri hızla sokabilmek için, pazarlama potansiyelinin tümüne birden bakamıyorlar ya da mevcut servis koşulları ve ana rekabetin dışında yeni bir uygulama geliştiremiyorlar. Bu durumda fikir ne kadar inovatif olursa olsun, diğer tüm şartlar geleneksel ve alışıldık yollardan gerçekleştiği için yeterince etkin bir sonuç alınamıyor. Türkiye’de de sıklıkla karşılaşılan bir durum olduğu kesin.

3) Üçüncü faz ise “Hız” (İvme) Firmalar kuluçka döneminin ardından, bu yeniliği pazara göre hızla fiyatlandırıp, yeterince geniş bir penetrasyonla ve etkili bir pazarlama ile pazarda farklılık yaratacak şekilde hayata sokmalı. Tabii ki bunun için de ciddi kaynaklar gerekli…

Bunlarla birlikte Dr. O’Connor inovasyonun her fazında  birbirinden faklı bir takım üst düzey yönetim anlayışlarının gerektiğini anlatıyor. Fakat mesela “Keşif” için gereken nitelikler, “Hız” için gerekmeyebilir. Ya da “Kuluçka” döneminde sağlanması gereken şartlar, diğer iki fazdan tamamen farklı olabilir.

İnovasyon konusuna ve şirketlerin bunu nasıl başardığına dair güzel bir bakış açısı.

Acaba sizin şirketinizde de “Keşif”özendiriliyor mu?
Ya da birisinin iyi bir fikri varsa, bu fikrin yeşermesine ve “Kuluçka” dönemine izin veriliyor mu?
Ve son olarak bu tarz iyi fikirlerin, pazara “Hızlı”, güçlü ve etkin bir girişi için yeterince kaynak ayrılıyor mu?

Marka Yöneticilerine Pratik Bilgiler -3-

Yazar: Ali BULUT Tarih: 6 Mart 2009

 

ali-bulut-marka-yoneticisi

Coca Cola, Apple, McDonald’s gibi dev markaları düşünün. Logoları ve renkleri nasıl da hemen gözümüzün önüne geliverir. Tabii ki bu öyle bir gecede olan birşey değil. Peki ya daha küçük bütçeli markalar? Bir an için logo ve görsel kimliği kenara atın. Markanızı ve ürünlerinizi insanlara hatırlatacak başka yollar da bulmalısınız. 

En etkili ve hatta en düşük maliyetli reklam aracı aslında hikayeler. Yani WOMM. İyi bir hikaye ya da deneyim, sadece müşterinizle sıcak bir ilişki kurmanızı sağlamaz, bu aynı zamanda başkalarıyla paylaşmak isteyecekleri bir değerdir. 

Örneğin, Gerbola Vin, Kopenhag’ta şarap satışı yapan bir firma. Bilindik perakande noktaları kullanmak yerine, eski bir sığınağı restore ederek ve şarap muhafazası için gereken oda şartlarını sağlayarak bir satış noktası açtılar. İnsanlar, mumlarla aydınlatılmış, mahzen görünümlü bu yerde kaliteli İtalyan şarapları satın alırken, aynı zamanda da arkadaşlarıyla paylaşabilecekleri bir hikaye ediniyorlar.

Siz de kendi ürün ya da servisinizi bir düşünün. Şirketinizin geçmişinde, ürününüzün üretim şeklinde ya da onu nasıl sattığınızla ilgili özel ve hikaye değeri olan  bir şeyler mutlaka vardır. İşte tam olarak onu bulup, onun üzerine gidip, insanların aklına kalıcı bir şekilde girebilirsiniz.   

Başka bir örnek, Zen Home Cleaning  adındaki Brooklyn’li küçük bir firma. Adından da anlaşılacağı gibi bir ev temizlik şirketi. Evet ekolojik ürünler kullanarak evinizi temizlemesi gayet güzel fakat esas hikaye verdikleri servisin detaylarında gizli. Evinizdeki temizlik sırasında yaktıkları aroma yağlar, yastıklarınızın üzerine bırakılan organik çikolatalar gibi detaylar… Biraz beyin fırtınası yaparak siz de, müşterileriniz için hem de beklemedikleri şekilde, keyifli ve hoş süprizler bulabilirsiniz.  Hem çok masraflı olmayacak hem de kalıcı etki açısından yeterince güçlü olacaktır. 

Ayrıca küçük olduğunuzu kabullenin ve bunu benimseyin. Genelde firmalar küçüklüklerini gizlemek için müşteriyle konuşmalarında kurumsal bir dil kullanmayı, “ben” yerine “biz, ekibimiz” demeyi tercih ederler. Fakat güçlü yanlarınız üzerine oynayın, kurumsal büyük bir firmanın yapamayacağı şekilde müşterinizle direk, şeffaf, kişisel ve samimi bir ilişki kurun. Bazen müşteriler karşısında kurumsal bir firma yerine, kendileriyle daha kişisel ve  direk ilişkide olan bir insanı tercih ederler.

Perakende Sektöründe IT’nin Geleceği

Yazar: Ali BULUT Tarih: 5 Mart 2009

ali-bulut-it

Bugünün Talepleri mi, Yarının Fırsatları mı?

Perakende Sektörü, bir yandan bugünün müşterilerinin taleplerini karşılamaya çalışmakta, öte yandan da yarının fırsatlarına hazırlanmakta. Bu da ister istemez karar verme süreçlerinde kullanılmak üzere pekçok veriyi eşzamanlı olarak depolamayı ve analiz etmeyi gerektiriyor. 

IT – Information Technology bu nedenle şirketler için giderek artan bir öneme sahip. Hatta ülkemizde son yıllara kadar halen şirketlerin It Depertmanlarını, sadece donanım satınalma ve bakım hizmetlerinde kullanıyor olması eğilimi bile giderek, Bilgi Yönetim Sistemlerini şirket içinde üst düzeyde temsil eğilimine doğru gitmekte. Şu an için bile artık pekçok şirket IT Fonksiyonunu  Başkan Yardımcılığı, Genel Müdür Yardımcılığı gibi pozisyonlar üzerinden yürütmekte.

ali-bulut-it-beklenti

Dünyadaki duruma bakmak için RSR (Retail Systems Research) tarafından 2008 Nisan’ında yapılan bir araştırmadan bazı önemli istatistikleri aşağıda bulabilirsiniz. Araştırmaya katılanların tamamı perakende sektöründen temsilcilerdir ve demografik bilgileri de şöyledir:

 
Ünvan:  

  • Yönetim Kurulu Üyesi (CEO, CFO, COO) 8% 
  • CIO/IT Başkanı 5% 
  • Başkan 3% 
  • Direktör 22% 
  • Müdür 20% 
  • Uzman7% 
  • Danışman 10% 
  • Diğer 3% 

2007 Ciro ($):  

  • 50 milyon $’dan az  17% 
  • 51 milyon $  – 249 milyon $ 7% 
  • 250 milyon $ – 499 milyon $ 7% 
  • 500 milyon $ – 999 milyon $ 19% 
  • 1 milyar $ –   5 milyar $ 19% 
  • 5 milyar $ ’dan fazla 31% 

Yönetim Merkezi:  

  • Kuzey Amerika 74% 
  • Latin Amerika 3% 
  • Avrupa 14% 
  • Ortadoğu ve Afrika 2% 
  • Asya Pasifik 7% 

Yıllık Satış Ciro Artışı:  

  • Ortalamanın Altında (“Laggards”) 18% 
  • Ortalama 43% 
  • Ortalamanın Üstünde (“Winners”) 39% 

ali-bulut-it-tercih

 

Grafikten de anlaşıldığı üzere, On-Demand Servisleri ve Hazır Paket Entagrasyonları perakende sektöründe yüksek eğilimli tercihlerdir. ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) çözümleri ise en yüksek oranda tercih edilmektedir. 

Burada özellikle organize perakendeciliğin ve ölçek ekonomisi yönetiminin sağladığı avantajların yanında getirdiği bu ekstra IT bütçe yükünün ROI (return of investment) oranlarına dikkat etmek gereklidir. Başarısız bir entegrasyon süreci pekçok perakendeci için sadece nakit kaybı değil, aynı zamanda “hızlı olmanın lider olmak” demek olduğu günümüzde yokolmak anlamı da taşımaktadır.

 İşletmelerin ölçeklerine baktığımızda IT Uygulamaları konusunda tercihler, Orta Ölçekli İşletmelerde belirgin oranda daha yüksek görünmektedir. Bu da perakende sektöründeki endüstriyel dönüşümü ifade etmektedir : 

ali-bulut-orta-olcek

Son yılların favorisi “Hızlı Balık , Yavaş Balığı Yutacak” önermesi de aslında giderek tüm istatistiklerde yüzünü göstermekte. Perakende sektöründe şirketlerin hız beklentisi, pekçok faktörde iyileştirme beklentileri ile kolayca dışa vurulmaktadır. Bu faktörlerin etki güçleri ise aşağıda belirtilmiştir:

ali-bulut-hiz-beklentisi

Aynı raporda yer alan diğer sonuçları da incelediğimizde, şirketlerin stratejik olarak IT Uygulamaları konusunda ÖNEMLİ ve İLGİNÇ kavramları arasında kaldıkları anlaşılmaktadır.

Bugünün müşterisinin taleplerini karşılamak ÖNEMLİ olmakla beraber, yarının fırsatlarını yakalamaya yönelik İLGİ ÇEKİCİ uygulamalar oluşturmak da  gerekmekte. Bu da giderek IT fonksiyonunu daha stratejik bir fonksiyon olarak şirket yapılanmalarında göreceğiz anlamına geliyor.

Not: RSR (Retail Systems Research)’ün 38 Sayfalık ilgili benchmark raporunun orjinalini talep ederseniz e-mail adresinize gönderebilirim.

Robot Mağaza Çalışanı: Wakamaru

Yazar: Ali BULUT Tarih: 5 Mart 2009

ali-bulut-wakamaru

Daha önce bir Türk uygulama olan Botego adlı, sanal ortamda yapay zeka sahibi akıllı online firma temsilcileri ile tanışmıştık. Botego, pekçok firmanın üzerinden düşük seviye müşteri hizmetleri yükünü alarak, ön süzgeç görevini başarıyla yerine getirmekte.  

Şimdi de dünyadan ilginç bir diğer örneğe bakalım. Ünlü mağazalar zinciri Uniqlo  New York’daki “amiral” mağazasında dünyanın ilk yapay zekalı müşteri hizmetleri robotunu kullanmaya başladı. Wakamaru isimli bu robot Toshiyuki Kita tarafından tasarlanmış ve teknolojisi Mitsubishi Heavy Industries tarafından sağlanmış.

Wakamaru, sizinle göz kontağı kuruyor, basit diyalogları gerçekleştiriyor ve mağaza içinde aradığınız ürünlerin yeri konusunda sizi yönlendiriyor. Wakamaru, geleceğin mağazaları ve müşteri hizmetleri ile ilgili bizlere oldukça net fikirler veriyor.  New York’a yolunuz düşerse Uniqlo mağazasında Wakamaru ile tanışabilirsiniz…

Peki sizce gelecekte, her ne olursa olsun robotlara bırakılmayacak, sadece insanlar tarafından yapılabilecek işler hangileri?

Kişiye Özel Moda

Yazar: Ali BULUT Tarih: 1 Mart 2009

ali-bulut-sneaker

Kişiselleştirilmiş ayakkabı seçenekleri gençlerin oldukça hoşuna gitmiş olmalı ki, firmalar ardı ardına konuyla ilgili pazarlama kampanyaları başlatıyorlar. Henüz Keds Studio ve RYZ tarafından üretilen, üzerinde kişiselleştirilmiş grafiklerinizin yer alacağı ayakkabıları duymuşken, şimdi de Sneakart ‘ın bir adım daha öteye geçerek,  herhangi bir markadan aldığınız “sneaker”ınızı size özel seçeceğiniz-hazırlayacağınız tasarımda “sticker” ile kaplamanıza olanak sağlayan sistemini inceliyoruz.

Hala beta sürecindeki, İngiliz Sneakart grafikleri ile su geçirmez, süper ince, esnek ve ekstra dayanıklı grafik filmlerle özellikle açık renk ya da beyaz ayakkabılarınızı kaplıyorsunuz. Toksin içermeyen baskısı ve PVC içermeyen yapışkan yüzeyi ile Sneakart aynı zamanda çevreye duyarlı olduğu mesajını vurguluyor.

4,95 ila 5,95 Pound arasında fiyatlarda satılan “sticker”lar, isterseniz siteden seçeceğiniz, isterseniz de sizin “upload” edeceğiniz tasarımların hazırlanmasıyla size gönderiliyor.

Kendi moda çizimlerinizi hayata geçirmek, bunun yanında beğenilen tasarımlarınızın satışıyla para kazanmak olanağı da sağlayan Sneakart incelenmeye değer bir siteye sahip. Hazırlanan ürünlerin dünyanın her yerine ücretsiz olarak gönderildiğini de dip not olarak düşelim.

GÜNÜN YAZILIMI

ETİKETLER

ÜYELİK

Bu blog BloggerV.com üyesidir.