Subscribe to Marka Yöneticisi

2009 Mayıs Ayı Arşivi

Jack Welch’ten 29 Liderlik Sırrı

Yazar: Ali BULUT Tarih: 29 Mayıs 2009

ali-bulut-leadership-jack-welch

Jack Welch “29 Liderlik Sırrı” adlı bu kitabında vizyoner liderlik için yönetim taktikleri, değişimi anlama ve değişim stratejileri, iki basamaklı büyüme için öneriler, verimli ve sınır tanımayan bir ekibin nasıl yaratılacağıyla ilgili tavsiyelerini anlatıyor.

Bahsedilen 29 liderlik sırrı ana başlılar halinde şöyle:

  1. Değişimin gücünü kullanın
  2. Gerçeklerle yüzleşin
  3. Yönetimde daha az kontrol, daha iyi yönetimdir
  4. Siz vizyonu oluşturun ve bırakın gerekeni ekibiniz yapsın
  5. Ana fikir aramayla uğraşmayın, onun yerine kısa ve öz iş hedefleri tanımlayın
  6. Şirket değerlerinize uygun çalışanlarınızı ödüllendirin
  7. Yeni fırsatlar yaratmanın ve daha rekabetçi olmanın yollarını arayın
  8. Bir numara ya da iki numara olun ve pazarınızı yeniden tanımlamaya sürdürün
  9. Gerektiğinde, çok geç olmadan küçülün
  10. Gerektiğinde hızlı sıçrama yapabilmek için diğerlerini satın alın
  11. Öğrenme kültürü: Sınır tanımazlık, öğrenen organizasyon yaratmak için idealdir
  12. Öğrenme kültürü 2: En iyi fikirleri, kimden geldiğine bakmaksızın hayata geçirin
  13. 21. yüzyılın en büyükleri globaller olacak
  14. Şirket safralarından ve toksitlerden hızla kurtulun
  15. Verimlilik için 3S anahtarı: Speed (Hız), Simplicity (Basitlik) ve Self-Confidence(Özgüven)
  16. Küçük bir şirketmiş gibi hareket edin
  17. Şirket içinde sınırları kaldırın
  18. Çalışanlarınızın enerjilerini artırın
  19. İşini doğru yapanları dinleyin
  20. Çalışanlarınızdan bir adım önde olun ve tüm sorularına cevap verin
  21. Abartın. Hedeflerinizin üzerine sıklıkla aşmaya çalışın
  22. Kaliteyi temel öncelik olarak belirleyin
  23. Kaliteyi çalışan herkes için görev olarak tanımlayın
  24. Herkesin Six Sigma’yı bildiğine ve anladığına emin olun
  25. Bilin ki müşteri kaliteyi de kalitesizliği de kesinlikle anlar
  26. Hizmet ve servislerinizi mükemmelleştirin: Geleceğin süper gücü bu olacak
  27. E-ticaret fırsatlarını kendiniz için bir avantaja dönüştürün
  28. Mevcut işinizi internete hazır hale getirin. Sadece yeni iş modellerinin internetten yapılacağını farz etmeyin
  29. Bürokrasiyi yok etmek için E-ticaret ve internet en iyi fırsattır

Bu 29 başlıktan oluşan 142 sayfalık kitabın tamamını, şuradan indirebilirsiniz. (İçerik ingilizcedir)

Ayrıca diğer belge, sunum ve kitapların listesine de Dosyalar bölümümüzden ulaşabilir ve indirebilirsiniz.

(Kitabın orjinalini kütüphanemde bulundurmak istiyorum derseniz Amazon‘dan sipariş edebilrsiniz.)

Freelancer Kendisini Nasıl Pazarlamalı?

Yazar: Ali BULUT Tarih: 29 Mayıs 2009

ali-bulut-freelancer-kendisini-nasil-pazarlar

Başlığa sığmayacağı için “Serbest zamanlı çalışan” demek yerine mecburen İngilizce karşılığı olan “Freelancer” kelimesini kullandım. Gerçi günlük konuşma dilimizde pek çok yeni nesil kavram gibi bu da İngilizce olarak yerini aldı. Ama yine de Türkçe karşılığı olduğu müddetçe mümkün mertebe Türkçe kavramlarla yazmayı tercih ediyorum. Bunu hem etik nedenlerle yapıyorum, hem de geçenlerde resmi bir görüşmede farkettiğim hatta farkettirildiğim(!), sürekli olarak İngilizce kavramları kullanma kolaylığına kaçıyor olmamın da etkisi büyük. En azından yazarken yeterince zaman sahibi olduğumdan bu konuda hassasiyet gösteriyorum.

Bir önceki yazımda, serbest zamanlı çalışanların internet üzerinden kullanabileceği faydalı araçların listesi vardı.

Bugün de serbest zamanlı bir çalışan (freelancer) kendisini nasıl pazarlamalı, çevresini ve iş ağını nasıl genişletmeli, doğru ve etkili bir iletişim için neler yapmalı gibi konularda bazı önerilerileri yazacağım. Aslında aşağıdaki liste bir süredir bu konuda okuduğum bir çok yabancı blogdan aklımda kalanlar ve üzerine benim eklediklerimden oluşuyor. Tabii ki bunların tümünü birarada yapmalısınız demiyorum, her birini başlıbaşına ayrı bir seçenek gibi düşünmek lazım:

  1. Blog yazın
  2. Sitenizin SEO çalışmasını unutmayın
  3. İşinizle ilgili bir e-kitap hazırlayın ve blogunuzdan ücretsiz dağıtın
  4. Etkileyici ve dikkat çekici bir kartvizitiniz olsun
  5. Bölgenizdeki iş-ticaret kuruluş ve birliklerinin organizasyonlarına katılın
  6. Bölgenizdeki meetup ya da likemind toplantılarına katılın
  7. İnternetteki sosyal ağları kullanın, özellikle linkedin‘de profil oluşturun
  8. Yaptığınız çalışmaların bir kısmını blogunuzda online olarak paylaşın
  9. Yaptığınız çalışmaların bir kısmını sosyal ağlarda paylaşın
  10. Bir viral fikri geliştirin ve birlikte hayata geçirebileceğiniz insanlara ulaşın
  11. Bazı dergi veya popüler bloglara, onlar için bir yazı hazırlamayı teklif edin
  12. Farklı alanlardaki diğer serbest zamanlı çalışanlarla birlikte işbirlikleri geliştirin
  13. Sosyal ağlarda ya da tanışma toplantılarında özellikle esas hizmet alanınızı net bir şekilde belirtin
  14. Sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarında gönüllü olarak yer almaya çalışın
  15. Ön danışmanlık ya da ihtiyaçların belirlenmesi gibi hizmetlerinizden bir bölümü ücretsiz olarak sunun
  16. Bir başkası tarafından verilen bir hizmete, promosyon olarak sizin hizmetinizi ekleyin
  17. Verdiğiniz hizmete, promosyon olarak başkalarının hizmetlerini ekleyin
  18. Farklı büyüklükte hizmet paketleri hazırlayın ve duyurun
  19. İlk zamanlar barter yapmaktan kaçınmayın
  20. Rehber siteler ve basılı rehberlerde yer alın
  21. Diğer bloglar ve sitelerdeki ilgili yazılara yorum yazın
  22. Katıldığınız bir konferans ya da organizasyonda, katılımcılara küçük promosyonlar hediye edin
  23. Hizmetinizle direk olarak ilgilenecek, ilk seviyede muhattap firmalarla temas kurun
  24. Eski müşterilerinizle düzenli iletişimi sürdürün
  25. Eski müşterilerinizden sizinle ilgili müşteri deneyimlerini yazılı olarak paylaşmasını isteyin
  26. Kendinizi bir firma gibi konumlandırın, bireysel olarak da olsa girdi-süreç-çıktı döngüsüne sahipsiniz.
  27. Diğer alanlarda serbest zamanlı çalışan başkalarıyla birleşerek ortak tanıtım materyalleri hazırlayabilirsiniz
  28. Müşterilerinize, sizi önerecekleri ve kazanacağınız her yeni müşteri için indirim ya da ayrıcalık verin
  29. Her büyük projeden sonra müşterinizle birlikte bir kutlama yapın
  30. Her proje başlangıcında müşterinize bir iş planı ve süreç içerisinde karşılıklı rol ve sorumluluklarınızı net olarak ifade eden bir akış diyagramı sunun. Hem kendinizi disiplinize edersiniz, hem de ilerde olası sorunlarda müşterinizle gereksiz polemiklerden uzak durmuş olursunuz.

Freelance Çalışanlar İçin 35 Online Araç

Yazar: Ali BULUT Tarih: 28 Mayıs 2009

ali-bulut-freelance-icin-online-araclar

Günümüzde giderek yaygınlaşan “Freelance” (serbest çalışma) kültürü, bir yandan kendi evimizde olmanın rahatlığını diğer yandan kendi zamanımızı planlama özgürlüğünü sağladığı için özellikle tercih edilmekte. Blog yazarları, animasyoncular, tasarımcılar, pazarlama danışmanları, stratejistler, metin yazarları, web tasarımcıları, müzisyenler, fotoğrafçılar gibi pek çok meslekten örneğe rastlanabiliyor.

Bir kuruma ve kurum şartlarına bağlı olmamanın getirdiği özgürlük, serbest çalışanlar için yeteneklerini daha da geliştirebilecekleri bir ortam sağlarken, bir yandan da dış dünyayla daha irtibatlı olarak bakış açısı derinliği sağlıyor. Böylelikle hizmet verdikleri firma ya da markalar için de aslında çok daha faydalı oluyorlar.

Tabii ki serbest çalışmak dışardan göründüğü kadar kolay değil. Özellikle kendi kendini motive etme konusunda zayıf, disiplinli ve planlı çalışma alışkanlığı olmayan, hedef koyma ve hedefe ulaşma sürecinde yetersiz kalacağınızı düşünüyorsanız en baştan vazgeçin.

Kendisi de “freelance” (serbest) olarak yazarlık yapan Ritu B.Pant, kariyerlerine evden çalışarak devam edenler için faydalı olabilecek uygulamaları  Freelancefolder ‘da bir liste halinde yayınlamış. Bu ve benzeri uygulamalar etkili kullanıldığında size planlama, yönetim, finansal hizmetler, iletişim gibi pekçok konuda  yardımcı olacak ve hayatınızı kolaylaştıracaktır.

  1. Bubble.us : Beyin fırtınası aracı. Baloncuklar içinde “Mindmap” (kavram haritası) oluşturmak ve daha sonra resim dosyası olarak kaydetmenize yarar.
  2. Relenta : Kontaklarınızı, e-postalarınızı, dökümanlarınızı ve diğer aktivitelerinizi yönetmenize yardım eder.
  3. Wridea : Fikir üretme ve düzenleme servisi. Yazarlar için çeşitli beyin fırtınası araçlarından oluşan sistem.
  4. Slideshare : Online olarak sunum oluşturabilir ve internet üzerinden herkesle paylaşabilirsiniz.
  5. Toodledo : Web tabanlı yapılacak işler listesi.
  6. Mint : Kullanımı çok basit, kişisel harcamalarınızı ve yaptığınız işle ilgili finansal süreçleri takip etmek için ideal bir araç.
  7. eFax : Faks her ne kadar modası geçmiş bir iletişim aracı olsa da, pek çok müşteriniz hala faks kullanıyor olabilir.
  8. Webnote : Web tarayıcınız üzerinden hızlı şekilde not almanızı sağlar. Özellikle kendi bilgisayarınızda olmadığınız zamanlarda site üzerinden not alabilir, kaydeder ve sonra eve geldiğinizde kaydettiğiniz notlarınızı açabilirsiniz.
  9. Box : Müşterileriniz ve arkadaşlarınızla dosyalarınızı paylaşmak için kullanabileceğiniz, son derece basit ama etkili bir online depo.
  10. ReadBag : Bağlantıları kaydetmenize ve işaretlemenize, böyelikle  daha sonra kolaylıkla tarayıcınızdan veya e-postanızdan ulaşmanızı sağlayan faydalı bir sistem.
  11. Stock.xchng : Ücretsiz olarak, blog ya da siteniz için görseller bulabileceğiniz bir site.
  12. YouSendIt : Müşterilerinize 2GB büyüklüğe kadar olan dosya veya klasörleri kolaylıkla göndermenizi sağlar.
  13. WordFast : MS Word tarafından desteklenen tüm dillerde tercüme işlemleri yapar.
  14. FaxZero : ABD ve Kanada’ya ücretsiz faks gönderebilirsiniz.
  15. Copyright : US copyright (telif) hakkında bilmek isteyeceğiniz herşey.
  16. RSS2PDF : RSS beslemelerinizi PDF olarak kaydetmenizi sağlar. Böylelikle çevrimdışıyken de okuyabilirsiniz.
  17. CentralDesktop : Müşterileriniz ve çalışma arkadaşlarınızla, ortak bir alanda iletişim kurmanızı ve dosyalarınızı paylaşmanızı sağlar.
  18. FlightStats : Uçuşlar ve rötarlarla ilgili son güncel bilgilere ulaşabilirsiniz.
  19. SiteKreator : Hızlı site oluşturma aracı. Tek yapmanız gereken içeriği hazırlamak.
  20. InstaCalc : Web tabanlı, excel sayfaları da dahil, birim dönüştürme ve programlama komutları kullanabileceğiniz bir hesap makinesi.
  21. BlinkSale : Online fatura kesmenizi ve müşterilerinize e-posta ile ulaştırmanızı sağlar. (Henüz Türkiye’de gerekli hukuki alt yapı olmadığı için bu servis yasal değildir)
  22. Skim : Bir PDF dosyası okurken, direk içine notlar almanızı sağlar.
  23. Icebrrg : Online form hazırlama aracı.
  24. ConceptShare : Müşterilerinize online olarak tasarımınızı göstermenizi ve geribildirimlerini almanızı sağlar.
  25. GoToMeeting : Müşteriler ya da çalışma arkadaşlarınızla online toplantılar yapabilirsiniz.
  26. ali-bulut-freelance-icin-online-araclar-3

  27. Wufoo : Online form oluşturmak için diğer bir araç.
  28. Escrow : Müşterinizle aranızdaki ödeme işlemini, iki taraflı garanti altına almak için kullanılabilecek faydalı bir araç.
  29. XE : En güncel döviz kurları üzerinden çevrim işlemini yapar.
  30. ProjectStat.us : Müşterinize özel verdiğiniz bir şifreyle, site üzerinden sizin projenin hangi aşamasında olduğunuzu görmesini sağlar.
  31. CreativeCommons : Ücretsiz olarak yaratıcı çalışmanızı çalınmaya karşı koruma altına alabilirsiniz. Sizin belirleyeceğiniz yetkiler dahilinde çalışmanız paylaşılabilir, kopyalanabilir kulanılabilir.  Bir çeşit online telif koruma aracı.
  32. ProofHQ : PDF, PSD, JPG, Word, Powerpoint ve web siteleri üzerinde açıklama notları yerleştirebileceğiniz bir araç .
  33. ProposalKit : Online olarak kullanabileceğiniz bir sözleşme ve kontrat aracı.
  34. SlimTimer : Bir proje üzerinde ne kadar zaman harcadığınızı online olarak ölçüp, isterseniz faturalama aşamasında da kulanabileceğiniz ve otomatik olarak müşterinize ileten bir araç.
  35. SpotRunner : TV ya da radyo reklam kampanyası yapmayı düşünüyorsanız bu siteye bakmalısınız.
  36. MonkeyOn : Başkaları tarafından yapılmasını istediğiniz iş listeleri oluşturabilirsiniz.
  37. ali-bulut-freelance-icin-online-araclar-2

Bonus – Abone Olmanız Gereken 5 Blog

Eğer serbest çalışıyor ya da serbest çalışmayı düşünüyorsanız, faydalı ipuçları ve ilham alabileceğiniz şu beş bloga abone olun:

  1. Freelance Folder : Serbest zamanlı çalışanlara yardımcı olmak için hazırlanan en iyi bloglardan birisi.
  2. Skelliewag : Skellie tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir. Tutkunuzu paraya dönüştürmek istiyorsanız, bu blog tam da sizin için.
  3. Freelance Switch : Serbest zamanlı çalışanlar için yazılan blogların atası olarak gösteriliyor. Eskilerin deneyimlerinden faydalanmak ve bir yandan da yeni ipuçları arıyorsanız bu blog da sizin için.
  4. 43 Folders : Merlin Mann tarafından 2004’te yayınlanmaya başladı. En yaratıcı çalışmanızı yapmanız için size gereken zamanı yaratmayı ve yöntemlerini anlatıyor.
  5. MenWithPens : Yazarlar için hazırlanmış en iyi ikinci blog olarak gösteriliyor. MenWithPens serbest zamanlı yazarlık kariyerinizde bir seviye yukarı çıkmanız için gereken ipuçlarını anlatıyor.

Listenin bulunduğu orjinal yazı –şurada

Reebok Yeni Yüzünü Arıyor

Yazar: Ali BULUT Tarih: 27 Mayıs 2009

ali-bulut-reebok-yeni-yuzunu-ariyor

Reebok, “We Love Freestyle”  konseptinden sonra, “Freestyle” mirasını bu sezon “Fly Generation” ile sürdürüyor. Retro spor bakışıyla yeniden yorumlanmış “Pump” serisi ayakkabı ve giysilere özgün bir Reebok ruhu katılmış.

Reebok, Avrupa çapında bir kampanya düzenleyerek “Fly Generation” konsepti için yeni yüzünü tüketicilerinin arasından seçeceğini duyurdu. Kazanan aday, bir yandan ünlü bir kadın dergisinde (Vice) röportaj verecek, diğer taraftan Reebok mağazalarında ürünün tanıtım yüzü olacak. Fotoğraf çekiminin Avrupa’dan gelecek bir fotoğrafçı tarafından yapılacağı kampanya için başvurular internet üzerinden yapılıyor.

Türkçe kullanım seçeneğinin de yer aldığı siteye, ReebokFlyGeneration tıklayarak ulaşabilirsiniz. Kendi stilinizi yansıttığına inandığınız, JPG formatında 480*640 çözünürlüğe sahip, bir boy fotoğrafınızı siteye yüklüyorsunuz. Ardından aradıkları kızın neden siz olduğunuzu kısaca anlatıyorsunuz. Katılımlar Mayıs ve Haziran ayları boyunca sürecek, kazanan aday Temmuz ayında juri tarafından açıklanacak.

Reebok, “Fly Generation” için Amerika’daki tanıtım yüzü olarak, bizim de CNBC-e’de oynayan “Gossip Girl”  dizisinden tanıdığımız Leighton Meester ile çalışıyor. Siz de “ben bir moda delisiyim” diyor ve kendi özgün stilinize sahip olduğunuzu düşünüyorsanız, bu yarışmayla Türkiye’deki tanıtım yüzü siz olabilirsiniz.

Kartvizit Tasarımı ve 100 Yaratıcı Kartvizit

Yazar: Ali BULUT Tarih: 22 Mayıs 2009

ali-bulut-kartvizit-tasarimi

Ünlü satış gurularından Todd Natenberg bir makalesinde kartvizitlerin satış dünyası için ne kadar önemli olduğundan bahsetmiş. Hatta kartvizitin gücünü ve dezavantajını tüm yönleriyle anlamasını sağlayan pek çok olay yaşadığını anlatıyor. Özellikle iş dünyasındaki ilk tanışmalarda, hem kurumsal hem de kişisel olarak karşınızdaki üzerinde olumlu bir etki yaratabilmek için çok önemli bir araç kartvizit.

Geçenlerde çekmecemdeki kartvizitleri karıştırırken farkettim. Elimde binlerce kartvizit birikmiş. Pekçoğunu nerede ve nasıl aldığımı bile hatırlamıyorum. Aralarından bazıları tasarımlarıyla dikkat çekerken, kimileri gerçekten de keşke hiç basılmamış olsa dedirtecek kadar kötü.

Tabii ki kartvizitin ne kadar güzel göründüğünden çok, ne kadar işe yaradığı önemli. Fakat yine de estetik bir kartvizit zarardan çok fayda sağlar. Öncelikle kartvizitin rengi, dokusu, geometrik formu önemlidir. Ardından üzerindeki bilgilerin ve logomuzun kolay okunacak şekilde yerleştirilmesi gerekir. Tabii ki tüm bunlar kurumsal kimliğimizle ve yaptığımız işle uyum içerisinde olmalıdır.

Bu konuda iki ayrı görüş söz konusu olsa da, çoğunluğun görüşüne göre kartvizitin iki yüzü de kullanılmamalı. Özellikle bir yüzü İngilizce, bir yüzü Türkçe olarak hazırlanmış kartvizitler pek hoş sayılmaz. Mümkünse her iki durum için ayrı ayrı kartvizitler taşımak lazım. Kartvizitin arka yüzü boş olmalı, mümkünse siyah ya da koyu bir renk olmamalı ki, verdiğimiz kişi bizimle ilgili notlar yazabilsin.

Ayrıca birine kartivizit verirken, arka yüzünü paraflamak da iletişim uzmanları tarafından önerilmeyen bir davranış. Kartvizitleri gönderilmesi gereken herhangi bir kağıt, kart ya da dosyaya yapıştırmak ya da zımbalamak da yine hoş karşılanmayan davranışlardan.

Bununla birlikte son derece yaratıcı bazı kartvizit örneklerini de burada paylaşmak istiyorum. Özellikle bazı meslekler için özellikle tasarlanmış kartvizitleri çok beğendim. Bir firmaya gittiğinizde daha tanışma aşamasında sizi 1-0 öne geçirecek kadar ilgi çekiciler. “100 Yaratıcı Kartvizit Tasarımı” linkine tıklayarak daha önce muhtemelen hiç görmediğiniz kartvizitlere göz atabilirsiniz. Aşağıda bunlardan birkaçını görebilirsiniz:

ali-bulut-kartvizit-tasarimi-x

Ayrıca Freelanceswitch ‘te etkileyici 72 kartviziti daha ve Creattica ‘da da diğer çeşitli tasarımları bir arada görebilirsiniz.

Son olarak unutmadan, gönderdiğiniz e-postalarda kullanabileceğiniz, tamamen kendi zevkinize göre online olarak kartvizit oluşturabileceğiniz bir de site tavsiye etmek istiyorum. Hyplet.com adresinden hem kartvizit hem de flyer tasarımınızı oluşturabilir ve dijital mecralarda kullanabilirsiniz.

Dijital Pazarlama Notlarım

Yazar: Ali BULUT Tarih: 14 Mayıs 2009

ali-bulut-dijital-pazarlama

Dijital pazarlama kavramı aynı zamanda interaktif pazarlama, internet pazarlama, e-pazarlama şeklinde de kullanılıyor.

  • Peki dijital pazarlama nedir?
  • Geleneksel pazarlamadan farklı yanları nedir?
  • Neden dijital pazarlamaya ihtiyaç duyar olduk? 
  • Stratejik avantajları nelerdir?
  • İnovasyonla nasıl ilişkilendirilebilir?

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki; dijital pazarlama bir satış yöntemi değildir. Ulaşılan sonuçları sayesinde satış artışı sağlayan, bir ilişkilendirme ve iletişim sürecidir. Ayrıca pazarlama planı ile dijital pazarlama planı da aynı şeyler değildir. Zaten şirketlerin pek çoğu halihazırda;

  • pazarlama stratejisine,
  • pazarlama planına,
  • dijital pazarlama planına  
  • marka yönetimi stratejisine sahip değildir.

İnternetin hızla yaygınlaşmasıyla birlikte, müşterilerle markaların etkileşim ve iletişimleri de hızla değişti. Pazarı, internet öncesi ve sonrası diye şöyle düşünebiliriz:

İnternet Öncesi

İnternet Sonrası

  • Monolog
  • Tek yönlü fonksiyon
  • Kitlesel iletişim
  • Statik
  • Yaylım ateşi yaklaşımı
  • Müşteriler arasında iletişim yok
  • Müşterileri tanımlamak zor
  • Müşteri yönetimi zor
  • Diyalog
  • Kişiye özel pazarlama
  • Gerçek zamanlı
  • Dinamik
  • Ortaklaşa katılım
  • Segmentlere ayrılmış
  • Yoğun müşteri iletişimi
  • Daha fazla müşteri  verisi

 

Dijital pazarlamanın sağladığı stratejik avantajlara gelirsek:

  • Rekabet avantajı için yeni kaynaklara ulaşımı kolaylaştırır
  • Aracısız dağıtım modeli
  • Tedarik zincirinin optimizasyonu
  • Yeni iş modelleri üretilmesi
  • Ulaşılmamış alt segmentleri de hedefleyebilme
  • Pazarı daha verimli kullanmak
  • Daha dürüst ve şeffaf pazar döngüsü 

Peki dijital pazarlamada bunca zaman birşeyler değişmedi mi? Yani 10 yıl öncesiyle şu an arasında ne farklar var? Dijital pazarlamanın temel kuralları, aradan geçen zamanla ve sürekli değişen tüketici eğilimleri nedeniyle yeni bakış açılarına ihtiyaç duydu:

 

Dijital Pazarlamanın Temelleri

Dijital Pazarlamada Yeni Yaklaşımlar

  • Dijital pazarlama planı hazırla
  • İyi bir domain seç
  • Site tasarla ve altyapısını hazırla
  • Sitene gerekli bağlantıları kur
  • SEO planı ve stratejini belirle
  • Gerçek zamanlı site analizlerini izle
  • İletişim için e-posta ve anlık mesajlaşma sistemlerini kullan
  • Müşterilerinin e-posta listesi tut
  • Online reklam ver
  • Trafiğini artır
  • Önce fikir satmayla başla
  • Fikrinin etrafında bir kitle oluştur
  • Büyüklük önemli değil
  • Kontrolü kitleye vererek riskini azalt
  • Yetkilendirme sınırları koyma
  • Şeffaflık büyük değer yaratır
  • Doğruluk hızlı yayılır, dürüst ol
  • Fiyat tek başına önemli değildir
  • Değer zincirini optimize et
  • İş modelini sürekli yeniden kurgula
  • Statükoyu değiştir

 

Eskiden pazarlamanın 4P’sini (ürün, fiyat, tanıtım, kanal) şirketler belirler, bütün riski tek başlarına alırlardı. Daha sonra bunu tüketicilerine sunar ve stratejilerinin işe yaramasını umarak satış tablolarıyla yatıp kalkarlardı. Ama şimdi değişen pazar koşulları ve gelişen teknoloji ile, kitlelerin de bu süreçlere dahil olması kolaylaştı.  Artık ürünün tasarımından, fiyatına, tanıtımına kadar pek çok aşamada tüketiciler direk belirleyici figür haline geldi. Bunu dijital pazarlamanın merkezine koyan firmalar stratejik avantaj sağlamayı başardı.  

Tahmin etmeye çalışarak tüm riski üstleneceğinize, bırakın insanlar sizin yerinize sorunlarını dile getirsin, çözüm önerileri sunsun, çözümleri talep etsin. Böylesi hem daha az riskli, hem de daha hızlı…

Sansüre Sansür – YAY! Hareketi

Yazar: Ali BULUT Tarih: 11 Mayıs 2009

ali-bulut-sansure-sansur

Ülkemizde 5651 sayılı kanundaki “internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun” adı altında sunulan ve erişimin engellenmesini gerektiren kusurlu hareketler bahanesiyle, özellikle sanal ortamda sansür, çeşitli yanlış uygulamalar ile giderek artan bir biçimde baş göstermektedir.

Kapatılan sitelerin, engellenme sebepleri kamuoyuna açıklanmamakta, siteler sadece bir kişinin mahkemeye gitmesi nedeniyle dahi tedbir olarak kapatılabilmektedir.

06 Mayıs 2009 tarihli erişimi engelli site istatistiklerinde toplam 1874 adet site kapalı görünmektedir.

Bu engellemelerin sebeplerine baktığımızda

  • En büyük pay, % 38 ile tüm dünyanın seferberlik içinde savaş açtığı “Çocuk istismarı”na aittir. Bu tabii ki son derece HAKLI bir nedendir zira çocuk istismarı ASLA müsamaha gösterilecek bir şey değildir.
  • Kapamaların ikinci büyük nedeni ise %35 ile “müstehcenlik” olarak göze çarpmaktadır. 
  • Ardından ise %10 ile “Diğer” kategorisi gelmektedir.
  • Kalan %10 ise kumar, fuhuş, uyuşturucu, Atatürk’e hakaret, intihara yönlendirme ve sağlık için tehlikeli madde temini nedenlerinin toplamına aittir.

Bu oranlardan açıkça görüldüğü üzere, uygulamalar suç ile savaştan çok keyfi bir kapamalar silsilesine dönüşmüştür.
Zira dünyanın en ağır suçlarından biri olan “çocuk istismarı” ile neye göre, kime göre olduğu belli olmayan “müstehcenlik” kavramının neredeyse başa baş gitmesi başka türlü izah edilemez. Ne olduğu anlaşılmayan “diğer” kategorisinin, kalan 6 nedenin toplamıyla aynı oranda olması, suçla savaştan başka bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu açıkça ortaya koymaktadır.

Ve bu zihniyetin adı, sansürdür.

Sanal ortamdaki bu keyfiyetin, gerçek hayata ulaşması kaçınılmazdır. Bugün “müstehcen” bulunarak kapatılan bir site, yarın bir heykele, bir filme, bir kitaba dönüşecektir. Sanal ortamdaki yasaklamaların, eninde sonunda sokakta izdüşümleri olacaktır.

Dolayısıyla, çok geç olmadan “Sansüre Sansür” demenin zamanıdır.

 

Sansüre Sansür – Yay! Hareketi , adı üstünde, yaymaktan geliyor. Hem sanal ortamda hem de gerçek hayatta, elimizden geldiğince tepkimizi yaymak anlamını içeriyor.

Bu doğrultuda, elimizde çeşitli malzemelerimiz ve yönetmen arkadaşımız İlkay Kopan’ın çektiği videolarımız var:

SansüreSansür 01
SansüreSansür 02
SansüreSansür 03
SansüreSansür 04
SansüreSansür 05

ali-bulut-sansure-sansur-videolar

11 Mayıs itibariyle, videolarımızı, manifestomuzla beraber bloglarımızda yayınlayarak, ortak bir mesaj vermeyi hedefliyoruz. Aynı gün, aynı mesajla ortaya atılarak kamuoyunun dikkatini çekmeyi amaçlıyoruz.

Öte yandan, videolar ve banner’lar sanalda yayılırken, gerçek hayatta da boş durmuyoruz tabii ki. Tepkimizi internetten çıkarıp, dışarıda da göstermek için poster ve sticker gibi malzemelerimizden faydalanacağız. Amaç belli: Sansür, her yerde karşınıza çıkabilir. Malzemeler de bu doğrultuda hazırlandı, boşlukları malzemeyi kullandığınız yere göre yazabilirsiniz.

Örneğin, posteri bir restorana astınız, boşluğu “Bu restorana erişim engellenmiştir” şeklinde doldurabilirsiniz. Bu fikirden hareketle aklınıza yeni bir malzeme fikri gelirse, atış serbest. Neler mi olabilir? Tribünlerde “bu tribüne erişim engellenmiştir” pankartı açmak olabilir, yine mecrasına uygun mesajlarla amerikan servis, tişört, bardak altlığı, föy, stensil gibi daha pek çok şey olabilir, bundan sonrası hepimizin hayal gücüne kalıyor aslında.

Sizden tek isteğimiz, bu malzemeleri kullandığınızda ya da gerçek hayatta karşınıza çıktığında, hemen bir fotoğrafını çekip, nerede olduğu bilgisiyle birlikte bize göndermeniz. Hareketin ne kadar yayıldığını görmek ve fotoğraflarla sitemizde sergilemek istiyoruz.

Kısıtlı sayıda malzeme elimizde bulunuyor. Bir süre için bize yazarak malzeme temin edebilirsiniz ya da doğrudan bu sayfadan indirip, kendiniz basabilirsiniz. Farklı formatlarda malzemeleri aşağıdan seçebilirsiniz: 

Jpeg
Freehand
Adobe Illustrator

Profesyonellerden Dijital Pazarlama Sırları

Yazar: Ali BULUT Tarih: 11 Mayıs 2009

ali-bulut-online-pazarlama

John Jantsch, Duct Tape Marketing  “Muhabirlik yapın. Bir gazete veya dergide çalışın demiyorum, ama yeni medya araçlarından blog ya da podcast kullanabilirsiniz. Endüstrinin ileri gelenleriyle, komünite liderleriyle, yazarlarla röportaj yapın. Ürününüzün demosunu yapmak için randevu almak yerine, bir sonraki blog ya da podcast yayınınızda yer alacak bir röportaj için randevu isteyin. Gözlerindeki değeriniz otomatik olarak değişecek, uzman rolünüz öne çıkacaktır. Ayrıca pazarlama materyalleriniz için muhteşem içeriklere sahip olacaksınız.”

Yaro Starak, Entrepreneurs Journey  “Diğer pekçok blogger’ın yapmadığı ama benim yaptığım birşey var, kendi email listemi oluşturdum. Gerçi sırrım bu listeyi oluşturmak değil, neticede online pazarlama yapan herkes için bilindik birşey bu. Fakat sırrım, bu listeyi ve blogumu birlikte nasıl kullandığımda.

Basit bir örnek vereyim. Blogumda ürün inceleme yazıları yazıyorum. Ciddi ve dürüstçe ürünü test ederek, olumlu ve olumsuz görüşlerimi çekinmeden anlatıyorum. Blogumda yayınladığım ürünlerin satışı üzerinden elde ettiğim gelir önce çoğunlukla az bir miktar oluyor. 

Sonra, ürün inceleme yazıma, email  listemdekileri davet etmek için kısa bir email hazırlıyorum. Ardından, yazıma ciddi bir ziyaretçi trafiği oluyor ve blog arşivlerine kaldırılacak kadar eskise bile, ben hala satış komisyonları almaya devam ediyorum. Bir blog yazısı ve bir email ile kolaylıkla gelir elde etmenin yolu.  

Matt McGee, Small Business SEM  “SEO, geleneksel pazarlamaya benziyor. Gerçek hayatta müthiş bir ürün bulmak ve insanların ondan bahsediyor olmasını istersiniz. Sanal tarafta ise, müthiş bir içerik hazırlayıp, insanların o içeriğe  link vermesini istersiniz. Gerçek hayatta bunun için muhabirler ve gazetecilerle ilişkiler kurun, sanal tarafta ise blog yazanlarla. Gerçek hayatta müşterilerinizle sık sık bir araya gelin, sanal tarafta sosyal ağlarda bulunun. İnsanlara hakkında konuşabilecekleri (link verecekleri) birşeyler sunun, iletişime katılın ve işte SEO başarısı yolundasınız” 

Liz Strauss, Successful Blog  “En iyi promosyon, diğer insanları promote etmektir. Müşterilerinizi, onların arkadaşlarını, kendi arkadaşlarınızı promote edin. Sürekli etrafta kimin neyi iyi yaptığına bakın ve bu konuda ilk konuşan siz olun. İnsanlara o yönü işaret eden ilk kişi olun. Böylelikle ne kadar akıllı bir takım oyuncusu olduğunuzu,  yetenekler ve karakter konusunda ne kadar iyi gözlemci olduğunuzu ve yaptığınız işte ne kadar güvenilir olduğunuzu gösterebilirsiniz.”

Maki, Editor, Dosh Dosh  “Benim pazarlama sırrım, “zamanı yakalamak”. Pekçok pazarlamacı, çevresi üzerinde etkin insanlarla ilişkide olarak ve  dinleyicileri üzerinde güven oluşturarak markalarının geniş kitlelerce benimseneceğinden bahseder. Güven unsuru her ne kadar önemli olsa da, sosyo kültürel geribildirimlere hızla ve zamanında reaksiyon verebilmenin de en az onun kadar önemli olduğunu düşünüyorum.

Gazeteler geniş kitlelere ulaşır. O nedenle gazeteleri takip edin, çünkü insanlar ne okuyorlar, nelerden etkileniyorlar, geribildirimleri nasıl oluyor gibi soruların cevabı orada. İşte, zamanı yakalamak bu yüzden, komünitenin ilgilendiği konularda sadece ilişkilendirme değil aynı zamanda kendi yüzünüzü gösterme açısından da fırsatlara açık ve güçlü bir yol.”  

Mack Collier, The Viral Garden  “Blog yazmadaki başarınız aslında diğer insanlara sağladığınız faydayla eşdeğer. Örneğin, pek çok şirket bloglara, kendi ürünlerini satma amaçlı bir kanal olarak bakıyor. Oysa bloglar direk satış kanalı değildir. Buradaki kilit nokta, önce komünitenin faydalanacağı içerik üretmek sonra da komünitenin ona belli bir değer biçmesini beklemek. Eğer okuyucularınıza direk bir fayda önerirseniz, böylelikle satışlarınızda blog çabalarınızdan kaynaklanan indirek bir artış göreceksiniz. Ama eğer şirket, direk olarak kendi markasını promote etmeye denerse, okuyucular içerikte kendileri için herhangi bir değer bulamayacak ve bu da blogun sonu olacak.”

Guy Kawasaki, Truemors -– “Bloggerların, sizin yapmanız gerektiğini düşündüğü şeylerin tam tersini yapın.”

Profesyonellerden Pazarlama Sırları

Yazar: Ali BULUT Tarih: 5 Mayıs 2009

ali-bulut-pazarlama-sirlari

Seth Godin, SethGodin.com “Vaad edin ve sözünüzü tutun. Basit, ama bu bir sırra dönüştü.”

Jackie Huba, Church of the Customer “Etkileme ve etkileşim, satışın yeni hali. WOM ile hızla büyüyen firmaların arkasındaki göze fazla batmayan bir sır. ”

Jonathan Fields, Awake at the Wheel “Egonuzu mu büyüteceğinize yoksa ailenizi mi geçindireceğinize karar verin. Seksi ve pahalı imaj yenileme kampanyaları reklam ajansınızın belki hoşuna gidecektir, ama istisnaları saymazsak, küçük firmalar için, banka hesabınıza ya da yemek masanızdaki tabağınıza bir katkısı olmayacaktır. Bunun yerine markalaşma çabalarınızda ücretsiz PR seçeneklerini deneyin. Paranızı ölçülebilir ve direk tepki yaratacak pazarlama kampanyalarına harcayın.”

Toby Bloomberg, Diva Marketing “Annenizin ya da hocanızın size ne söylediğini unutun . “Kendinize nasıl davranılmasını istiyorsanız, başkalarına da öyle davranın” altın kuralı, pazarlama stratejisi geliştirmede işinize yaramaz. Müşterinizi anlamak için, onların değerleri, ihtiyaçları ve beklentileriyle sizinkiler arasındaki farkları tespit edin. Pazarlamacılar için yeni altın kural:  Müşterilerinize, onlar nasıl istiyorsa öyle davranın.”

Scott Shane, Author of, Illusions of Entrepreneurship – “Araştırmalar gösteriyor ki pekçok yeni girişim fiyat rekabeti ile ilgileniyor. Oysa zamanla bunun sonucunda kötü performans geliyor.”

Tim Berry, Planning Startups Stories “Pazarlamanın en pahalı mitlerin birisi, daha düşük fiyatın daha fazla satış getireceği. Kömür veya akaryakıt için bu geçerli olabilir, ama çoğu iş için değil. Daha düşük fiyat neyi ifade eder bir düşünün, mesela siz her zaman en ucuz restoranda mı yemek yersiniz? En ucuz markalardan mı giyinirsiniz? En ucuz arabayı mı tercih edersiniz? Fiyatlandırma, değerinizin en iyi ifadesidir.”    

Andy Birol, Author of , The 5 Catalysts to 7 Figure Growth – “Birçok pazarlamacı, müşterilerini memnun etmek için beklentilerin ötesini sunmaları gerektiğine inanır. Oysa müşterilerine sorarlarsa, cevaplarda görecekler ki, müşterilerin en temel sorunlarını ve ihtiyaçlarına çözüm önermek daha önemlidir. ”

Drew McClellan, Drew’s Marketing Minute “Daha azını yapın. Pazarlamanın en baştan çıkarıcı yönlerinden biri, farklı pazarlama taktiklerinden oluşan geniş bir açık büfeyi pazarlama planı içerisine yerleştirmektir. Pazarlamacıların çoğu, daha fazlanın daha iyi olduğu hatasını yaparlar. Oysa daha azını yapın, ama daha iyi yapın. 3-4 pazarlama taktiğini alın ve sıradışı bir uygulama ile hedef kitlenizi harekete geçirin. %100 tutarlı , %100 ilişkili. Daha azını yapın, ama daha iyi yapın.” 

 

Küçük İşlerden Para Kazanın

Yazar: Ali BULUT Tarih: 3 Mayıs 2009

ali-bulut-para-kazanYarı zamanlı ya da tam zamanlı olsun, iş aramak ve iş başvuruları yapmak için Monster.com, Kariyer.net, Yenibiris.com, Secretcv.com vs gibi yüzlerce web sitesi var. Fakat bunların pekçoğunda, sürekli olmayan küçük işler yer almaz. Yani tam zamanlı ya da yarı zamanlı olarak birini işe almanızı gerektirmeyecek işlere küçük işler diyoruz. Bu tür kısa dönemli küçük işlerle, bunları yapacak nitelikli çalışanları bir araya getiren bir site: Shorttask

Şu anda beta sürecinde olan Shorttask, evden yapılabilecek küçük işlerin duyurulduğu ve bunları online olarak site üzerinden alabileceğiniz bir komünite. Örneğin bir ses ya da video dosyasının yazılı dökümünün çıkarılması, fotoğraflardaki nesnelerin tarifi, belirli konularda içerik hazırlanması vs… (İngilizcesine güvenenlere tavsiye ederim)

Her işin karşılığı olan ücret miktarını o anda siteden görüyorsunuz. Seçtiğiniz işleri alıyorsunuz. Daha sonra işin tamamlanması ve ilan verenin işi onaylaması ile birlikte, site tarafından, ilanı verenin Paypal hesabından sizin Paypal hesabınıza ödeme yapılıyor. (Bu arada Paypal, Türkiye’de faaliyete başladı)

Shorttask bu aşamada yapılan ödemeden %10 komisyon alıyor. Şu anda sitede 50 binin üzerinde listelenmiş iş var. Ücretlere gelirsek:

  • Amazon.com’da belirli bir konunun bulunması ve o konuya yorum yazılması:  1 dolar,
  • Bir forum üzerinde belirli bir konuda soru yazmak: 0,15 dolar,
  • Bir videonun yazı dökümünün çıkarılması: 5 dolar,
  • Bir telekonferansın yazı dökümünün çıkarılması: 10 dolar,
  • Blogunuzda özel bir markayla ilgili yazı yazmak: 2,50 dolar gibi rakamlar sözkonusu.

Daha önceden bildiğimiz Mechanical Turk sitesi de buna benzer bir çalışma şekliyle küçük işleri listeliyor. Fakat Shorttask’ın farkı, yapılacak işlerin çok daha esnek çözümlerle tamamlanabiliyor olması. Mechanical Turk sitesinden bazı örneklere bakarsak:

  • İstenen bir siteye yorum yazmak: 2,6o dolar
  • 400 kelimelik bir makale yazmak: 2,50 dolar
  • Bulunduğunuz şehirde en az 4 km ve 10 özel isim (işyeri,metro,park vs) barındıracak bir yürüyüş güzergahı göstermek: 1,50 dolar
  • Restoran yorumu yazmak: 2,77 dolar

Boş zamanlarını değerlendirmek isteyenler ya da çalışmadığı için bolca boş zamanı olanlar bunun gibi  küçük işlerden küçük de olsa para kazanabilir.

Marka Yöneticileri için de, küçük görevleri “outsource” edebilecekleri ve dünyanın her yerinden insanlara ulaşabilecekleri bu platformları çekmecede bulundurmakta fayda var.

GÜNÜN YAZILIMI

ETİKETLER

ÜYELİK

Bu blog BloggerV.com üyesidir.