Subscribe to Marka Yöneticisi

Marka Yöneticilerine Pratik Bilgiler -3-

Yazar: Ali BULUT Tarih:6 Mart 2009

 

ali-bulut-marka-yoneticisi

Coca Cola, Apple, McDonald’s gibi dev markaları düşünün. Logoları ve renkleri nasıl da hemen gözümüzün önüne geliverir. Tabii ki bu öyle bir gecede olan birşey değil. Peki ya daha küçük bütçeli markalar? Bir an için logo ve görsel kimliği kenara atın. Markanızı ve ürünlerinizi insanlara hatırlatacak başka yollar da bulmalısınız. 

En etkili ve hatta en düşük maliyetli reklam aracı aslında hikayeler. Yani WOMM. İyi bir hikaye ya da deneyim, sadece müşterinizle sıcak bir ilişki kurmanızı sağlamaz, bu aynı zamanda başkalarıyla paylaşmak isteyecekleri bir değerdir. 

Örneğin, Gerbola Vin, Kopenhag’ta şarap satışı yapan bir firma. Bilindik perakande noktaları kullanmak yerine, eski bir sığınağı restore ederek ve şarap muhafazası için gereken oda şartlarını sağlayarak bir satış noktası açtılar. İnsanlar, mumlarla aydınlatılmış, mahzen görünümlü bu yerde kaliteli İtalyan şarapları satın alırken, aynı zamanda da arkadaşlarıyla paylaşabilecekleri bir hikaye ediniyorlar.

Siz de kendi ürün ya da servisinizi bir düşünün. Şirketinizin geçmişinde, ürününüzün üretim şeklinde ya da onu nasıl sattığınızla ilgili özel ve hikaye değeri olan  bir şeyler mutlaka vardır. İşte tam olarak onu bulup, onun üzerine gidip, insanların aklına kalıcı bir şekilde girebilirsiniz.   

Başka bir örnek, Zen Home Cleaning  adındaki Brooklyn’li küçük bir firma. Adından da anlaşılacağı gibi bir ev temizlik şirketi. Evet ekolojik ürünler kullanarak evinizi temizlemesi gayet güzel fakat esas hikaye verdikleri servisin detaylarında gizli. Evinizdeki temizlik sırasında yaktıkları aroma yağlar, yastıklarınızın üzerine bırakılan organik çikolatalar gibi detaylar… Biraz beyin fırtınası yaparak siz de, müşterileriniz için hem de beklemedikleri şekilde, keyifli ve hoş süprizler bulabilirsiniz.  Hem çok masraflı olmayacak hem de kalıcı etki açısından yeterince güçlü olacaktır. 

Ayrıca küçük olduğunuzu kabullenin ve bunu benimseyin. Genelde firmalar küçüklüklerini gizlemek için müşteriyle konuşmalarında kurumsal bir dil kullanmayı, “ben” yerine “biz, ekibimiz” demeyi tercih ederler. Fakat güçlü yanlarınız üzerine oynayın, kurumsal büyük bir firmanın yapamayacağı şekilde müşterinizle direk, şeffaf, kişisel ve samimi bir ilişki kurun. Bazen müşteriler karşısında kurumsal bir firma yerine, kendileriyle daha kişisel ve  direk ilişkide olan bir insanı tercih ederler.

2 YORUM

  1. sinem g.güngör dedi ki,

    Katılıyorum size.Küçük firmaların da yapabileceği bir sürü şey var.İlk önce müşterilerini dinlemekle günü yakalamaya başlayabilirler.sonrasında güven oluşturmalılar.böylece bizim için değer yaratmaya başlayabilirler.sadece fiyattan bahsederek daha da küçülüyorlar bence.

    Tarih: 9 Mart 2009 Saat: 05:11

  2. selim dedi ki,

    Bir metafor vardı. Marka bir kadındı, hedef kitle ise bir erkek. Çoğu kimse okumuştur, bilir. Bence marka yöneticileri için ilk okunacak metindir. Markayı sevme temelindeki paradigmayı güzel anlatıyordu.

    Tarih: 27 Mart 2009 Saat: 12:06

YORUM YAZ

GÜNÜN YAZILIMI

ETİKETLER

ÜYELİK

Bu blog BloggerV.com üyesidir.