Subscribe to Marka Yöneticisi

‘Pratikte’ Kategorisi Arşivi

Freelance Çalışanlar İçin 35 Online Araç

Yazar: Ali BULUT Tarih: 28 Mayıs 2009

ali-bulut-freelance-icin-online-araclar

Günümüzde giderek yaygınlaşan “Freelance” (serbest çalışma) kültürü, bir yandan kendi evimizde olmanın rahatlığını diğer yandan kendi zamanımızı planlama özgürlüğünü sağladığı için özellikle tercih edilmekte. Blog yazarları, animasyoncular, tasarımcılar, pazarlama danışmanları, stratejistler, metin yazarları, web tasarımcıları, müzisyenler, fotoğrafçılar gibi pek çok meslekten örneğe rastlanabiliyor.

Bir kuruma ve kurum şartlarına bağlı olmamanın getirdiği özgürlük, serbest çalışanlar için yeteneklerini daha da geliştirebilecekleri bir ortam sağlarken, bir yandan da dış dünyayla daha irtibatlı olarak bakış açısı derinliği sağlıyor. Böylelikle hizmet verdikleri firma ya da markalar için de aslında çok daha faydalı oluyorlar.

Tabii ki serbest çalışmak dışardan göründüğü kadar kolay değil. Özellikle kendi kendini motive etme konusunda zayıf, disiplinli ve planlı çalışma alışkanlığı olmayan, hedef koyma ve hedefe ulaşma sürecinde yetersiz kalacağınızı düşünüyorsanız en baştan vazgeçin.

Kendisi de “freelance” (serbest) olarak yazarlık yapan Ritu B.Pant, kariyerlerine evden çalışarak devam edenler için faydalı olabilecek uygulamaları  Freelancefolder ‘da bir liste halinde yayınlamış. Bu ve benzeri uygulamalar etkili kullanıldığında size planlama, yönetim, finansal hizmetler, iletişim gibi pekçok konuda  yardımcı olacak ve hayatınızı kolaylaştıracaktır.

  1. Bubble.us : Beyin fırtınası aracı. Baloncuklar içinde “Mindmap” (kavram haritası) oluşturmak ve daha sonra resim dosyası olarak kaydetmenize yarar.
  2. Relenta : Kontaklarınızı, e-postalarınızı, dökümanlarınızı ve diğer aktivitelerinizi yönetmenize yardım eder.
  3. Wridea : Fikir üretme ve düzenleme servisi. Yazarlar için çeşitli beyin fırtınası araçlarından oluşan sistem.
  4. Slideshare : Online olarak sunum oluşturabilir ve internet üzerinden herkesle paylaşabilirsiniz.
  5. Toodledo : Web tabanlı yapılacak işler listesi.
  6. Mint : Kullanımı çok basit, kişisel harcamalarınızı ve yaptığınız işle ilgili finansal süreçleri takip etmek için ideal bir araç.
  7. eFax : Faks her ne kadar modası geçmiş bir iletişim aracı olsa da, pek çok müşteriniz hala faks kullanıyor olabilir.
  8. Webnote : Web tarayıcınız üzerinden hızlı şekilde not almanızı sağlar. Özellikle kendi bilgisayarınızda olmadığınız zamanlarda site üzerinden not alabilir, kaydeder ve sonra eve geldiğinizde kaydettiğiniz notlarınızı açabilirsiniz.
  9. Box : Müşterileriniz ve arkadaşlarınızla dosyalarınızı paylaşmak için kullanabileceğiniz, son derece basit ama etkili bir online depo.
  10. ReadBag : Bağlantıları kaydetmenize ve işaretlemenize, böyelikle  daha sonra kolaylıkla tarayıcınızdan veya e-postanızdan ulaşmanızı sağlayan faydalı bir sistem.
  11. Stock.xchng : Ücretsiz olarak, blog ya da siteniz için görseller bulabileceğiniz bir site.
  12. YouSendIt : Müşterilerinize 2GB büyüklüğe kadar olan dosya veya klasörleri kolaylıkla göndermenizi sağlar.
  13. WordFast : MS Word tarafından desteklenen tüm dillerde tercüme işlemleri yapar.
  14. FaxZero : ABD ve Kanada’ya ücretsiz faks gönderebilirsiniz.
  15. Copyright : US copyright (telif) hakkında bilmek isteyeceğiniz herşey.
  16. RSS2PDF : RSS beslemelerinizi PDF olarak kaydetmenizi sağlar. Böylelikle çevrimdışıyken de okuyabilirsiniz.
  17. CentralDesktop : Müşterileriniz ve çalışma arkadaşlarınızla, ortak bir alanda iletişim kurmanızı ve dosyalarınızı paylaşmanızı sağlar.
  18. FlightStats : Uçuşlar ve rötarlarla ilgili son güncel bilgilere ulaşabilirsiniz.
  19. SiteKreator : Hızlı site oluşturma aracı. Tek yapmanız gereken içeriği hazırlamak.
  20. InstaCalc : Web tabanlı, excel sayfaları da dahil, birim dönüştürme ve programlama komutları kullanabileceğiniz bir hesap makinesi.
  21. BlinkSale : Online fatura kesmenizi ve müşterilerinize e-posta ile ulaştırmanızı sağlar. (Henüz Türkiye’de gerekli hukuki alt yapı olmadığı için bu servis yasal değildir)
  22. Skim : Bir PDF dosyası okurken, direk içine notlar almanızı sağlar.
  23. Icebrrg : Online form hazırlama aracı.
  24. ConceptShare : Müşterilerinize online olarak tasarımınızı göstermenizi ve geribildirimlerini almanızı sağlar.
  25. GoToMeeting : Müşteriler ya da çalışma arkadaşlarınızla online toplantılar yapabilirsiniz.
  26. ali-bulut-freelance-icin-online-araclar-3

  27. Wufoo : Online form oluşturmak için diğer bir araç.
  28. Escrow : Müşterinizle aranızdaki ödeme işlemini, iki taraflı garanti altına almak için kullanılabilecek faydalı bir araç.
  29. XE : En güncel döviz kurları üzerinden çevrim işlemini yapar.
  30. ProjectStat.us : Müşterinize özel verdiğiniz bir şifreyle, site üzerinden sizin projenin hangi aşamasında olduğunuzu görmesini sağlar.
  31. CreativeCommons : Ücretsiz olarak yaratıcı çalışmanızı çalınmaya karşı koruma altına alabilirsiniz. Sizin belirleyeceğiniz yetkiler dahilinde çalışmanız paylaşılabilir, kopyalanabilir kulanılabilir.  Bir çeşit online telif koruma aracı.
  32. ProofHQ : PDF, PSD, JPG, Word, Powerpoint ve web siteleri üzerinde açıklama notları yerleştirebileceğiniz bir araç .
  33. ProposalKit : Online olarak kullanabileceğiniz bir sözleşme ve kontrat aracı.
  34. SlimTimer : Bir proje üzerinde ne kadar zaman harcadığınızı online olarak ölçüp, isterseniz faturalama aşamasında da kulanabileceğiniz ve otomatik olarak müşterinize ileten bir araç.
  35. SpotRunner : TV ya da radyo reklam kampanyası yapmayı düşünüyorsanız bu siteye bakmalısınız.
  36. MonkeyOn : Başkaları tarafından yapılmasını istediğiniz iş listeleri oluşturabilirsiniz.
  37. ali-bulut-freelance-icin-online-araclar-2

Bonus – Abone Olmanız Gereken 5 Blog

Eğer serbest çalışıyor ya da serbest çalışmayı düşünüyorsanız, faydalı ipuçları ve ilham alabileceğiniz şu beş bloga abone olun:

  1. Freelance Folder : Serbest zamanlı çalışanlara yardımcı olmak için hazırlanan en iyi bloglardan birisi.
  2. Skelliewag : Skellie tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir. Tutkunuzu paraya dönüştürmek istiyorsanız, bu blog tam da sizin için.
  3. Freelance Switch : Serbest zamanlı çalışanlar için yazılan blogların atası olarak gösteriliyor. Eskilerin deneyimlerinden faydalanmak ve bir yandan da yeni ipuçları arıyorsanız bu blog da sizin için.
  4. 43 Folders : Merlin Mann tarafından 2004′te yayınlanmaya başladı. En yaratıcı çalışmanızı yapmanız için size gereken zamanı yaratmayı ve yöntemlerini anlatıyor.
  5. MenWithPens : Yazarlar için hazırlanmış en iyi ikinci blog olarak gösteriliyor. MenWithPens serbest zamanlı yazarlık kariyerinizde bir seviye yukarı çıkmanız için gereken ipuçlarını anlatıyor.

Listenin bulunduğu orjinal yazı -şurada-

Sansüre Sansür – YAY! Hareketi

Yazar: Ali BULUT Tarih: 11 Mayıs 2009

ali-bulut-sansure-sansur

Ülkemizde 5651 sayılı kanundaki “internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun” adı altında sunulan ve erişimin engellenmesini gerektiren kusurlu hareketler bahanesiyle, özellikle sanal ortamda sansür, çeşitli yanlış uygulamalar ile giderek artan bir biçimde baş göstermektedir.

Kapatılan sitelerin, engellenme sebepleri kamuoyuna açıklanmamakta, siteler sadece bir kişinin mahkemeye gitmesi nedeniyle dahi tedbir olarak kapatılabilmektedir.

06 Mayıs 2009 tarihli erişimi engelli site istatistiklerinde toplam 1874 adet site kapalı görünmektedir.

Bu engellemelerin sebeplerine baktığımızda

  • En büyük pay, % 38 ile tüm dünyanın seferberlik içinde savaş açtığı “Çocuk istismarı”na aittir. Bu tabii ki son derece HAKLI bir nedendir zira çocuk istismarı ASLA müsamaha gösterilecek bir şey değildir.
  • Kapamaların ikinci büyük nedeni ise %35 ile “müstehcenlik” olarak göze çarpmaktadır. 
  • Ardından ise %10 ile “Diğer” kategorisi gelmektedir.
  • Kalan %10 ise kumar, fuhuş, uyuşturucu, Atatürk’e hakaret, intihara yönlendirme ve sağlık için tehlikeli madde temini nedenlerinin toplamına aittir.

Bu oranlardan açıkça görüldüğü üzere, uygulamalar suç ile savaştan çok keyfi bir kapamalar silsilesine dönüşmüştür.
Zira dünyanın en ağır suçlarından biri olan “çocuk istismarı” ile neye göre, kime göre olduğu belli olmayan “müstehcenlik” kavramının neredeyse başa baş gitmesi başka türlü izah edilemez. Ne olduğu anlaşılmayan “diğer” kategorisinin, kalan 6 nedenin toplamıyla aynı oranda olması, suçla savaştan başka bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu açıkça ortaya koymaktadır.

Ve bu zihniyetin adı, sansürdür.

Sanal ortamdaki bu keyfiyetin, gerçek hayata ulaşması kaçınılmazdır. Bugün “müstehcen” bulunarak kapatılan bir site, yarın bir heykele, bir filme, bir kitaba dönüşecektir. Sanal ortamdaki yasaklamaların, eninde sonunda sokakta izdüşümleri olacaktır.

Dolayısıyla, çok geç olmadan “Sansüre Sansür” demenin zamanıdır.

 

Sansüre Sansür – Yay! Hareketi , adı üstünde, yaymaktan geliyor. Hem sanal ortamda hem de gerçek hayatta, elimizden geldiğince tepkimizi yaymak anlamını içeriyor.

Bu doğrultuda, elimizde çeşitli malzemelerimiz ve yönetmen arkadaşımız İlkay Kopan’ın çektiği videolarımız var:

SansüreSansür 01
SansüreSansür 02
SansüreSansür 03
SansüreSansür 04
SansüreSansür 05

ali-bulut-sansure-sansur-videolar

11 Mayıs itibariyle, videolarımızı, manifestomuzla beraber bloglarımızda yayınlayarak, ortak bir mesaj vermeyi hedefliyoruz. Aynı gün, aynı mesajla ortaya atılarak kamuoyunun dikkatini çekmeyi amaçlıyoruz.

Öte yandan, videolar ve banner’lar sanalda yayılırken, gerçek hayatta da boş durmuyoruz tabii ki. Tepkimizi internetten çıkarıp, dışarıda da göstermek için poster ve sticker gibi malzemelerimizden faydalanacağız. Amaç belli: Sansür, her yerde karşınıza çıkabilir. Malzemeler de bu doğrultuda hazırlandı, boşlukları malzemeyi kullandığınız yere göre yazabilirsiniz.

Örneğin, posteri bir restorana astınız, boşluğu “Bu restorana erişim engellenmiştir” şeklinde doldurabilirsiniz. Bu fikirden hareketle aklınıza yeni bir malzeme fikri gelirse, atış serbest. Neler mi olabilir? Tribünlerde “bu tribüne erişim engellenmiştir” pankartı açmak olabilir, yine mecrasına uygun mesajlarla amerikan servis, tişört, bardak altlığı, föy, stensil gibi daha pek çok şey olabilir, bundan sonrası hepimizin hayal gücüne kalıyor aslında.

Sizden tek isteğimiz, bu malzemeleri kullandığınızda ya da gerçek hayatta karşınıza çıktığında, hemen bir fotoğrafını çekip, nerede olduğu bilgisiyle birlikte bize göndermeniz. Hareketin ne kadar yayıldığını görmek ve fotoğraflarla sitemizde sergilemek istiyoruz.

Kısıtlı sayıda malzeme elimizde bulunuyor. Bir süre için bize yazarak malzeme temin edebilirsiniz ya da doğrudan bu sayfadan indirip, kendiniz basabilirsiniz. Farklı formatlarda malzemeleri aşağıdan seçebilirsiniz: 

Jpeg
Freehand
Adobe Illustrator

Eurovision 2009 ve Şarkıları

Yazar: Ali BULUT Tarih: 2 Mayıs 2009

ali-bulut-eurovision

Rusya’nın başkenti Moskova’da 42 ülkenin katılımıyla gerçekleşecek 54. Eurovision Şarkı Yarışması için geri sayım başladı. 3 Mayıs pazar günü başlayacak provalar için bazı ülke temsilcileri şimdiden Moskova’ya vardılar. Ülkemizi 12 Mayıs’da gerçekleşecek ilk yarı final’de temsil edecek olan sanatçı Hadise de 3 mayıs’da provasını gerçekleştirecek isimler arasında. Avrupa Yayın Birliği’nden (EBU) yapılan açıklamaya göre Eurovision şarkı yarışması bu yıldan itibaren iki yarı final ve final olmak üzere üç aşamalı olarak gerçekleştirilecek. Hadise’nin Türkiye’yi sallayan “Düm Tek Tek” adlı şarkısının yanında acaba diğer ülkelerin şansı ne durumda? Aşağıdaki listede görebilirsiniz, bakalım yorumlarınız nasıl olacak. Bu sene kazanabileceğimize inanıyorum ve Hadise’ye başarılar diliyorum.

ali-bulut-hadise

Ülkeler ve Eurovision 2009 Şarkıları:

  1. Albania(Arnavutluk)
  2. Andorra(Andora)
  3. Armenia(Ermenistan)
  4. Azerbaijan(Azerbaycan)
  5. Belarus(Beyaz Rusya)
  6. Belgium(Belçika)
  7. Bosnia&Herzegovina(Bosna Hersek)
  8. Bulgaria(Bulgaristan)
  9. Croatia(Hırvatistan)
  10. Cyprus(Kıbrıs Rum Kesimi)
  11. Czech Republic(Çek Cumhuriyeti)
  12. Denmark(Danimarka)
  13. Estonia(Estonya)
  14. Finland(Finlandiya)
  15. France(Fransa)
  16. FYR Makedonia(Makedonya)
  17. Germany(Almanya)
  18. Greece(Yunanistan)
  19. Hungary(Macaristan)
  20. İceland(İzlanda)
  21. İreland(İrlanda)
  22. İsrael(İsrail)
  23. Latvia(Letonya)
  24. Lithuania(Litvanya)
  25. Malta
  26. Moldova
  27. Montenegro(Karadağ)
  28. The Netherlands(Hollanda)
  29. Norway(Norveç)
  30. Poland (Polonya)
  31. Portugal(Portekiz)
  32. Romania(Romanya)
  33. Russia(Rusya)
  34. Serbia(Sırbistan)
  35. Slovakia(Slovakya)
  36. Slovenia(Slovenya)
  37. Spain(İspanya)
  38. Sweden(İsveç)
  39. Switzerland(İsviçre)
  40. Turkey(Türkiye)
  41. Ukraina(Ukrayna)
  42. United Kingdom(Birleşik Krallık)

Ekonomik Krizde Cömert Firmalar

Yazar: Ali BULUT Tarih: 29 Nisan 2009

ali-bulut-ekonomik-kriz

Springwise’da yayınlanan bir haberde, toplumsal önemi giderek artan cömertlik – yardımseverlik kavramlarının iş dünyasındaki özellikle teknoloji sektöründeki birkaç uygulamasından bahsediliyor.

Adobe, geçen ay duyurduğu bir kampanyayla, ekonomik kriz dolayısıyla işten çıkrılmış grafikerler için  ”Flex Builder 3 Professional” yazılımını ücretsiz olarak vereceğini bildirdi. Kampanyaya katılmak için, işsiz grafikerlerin bu programı herhangi bir ticari amaçla kullanmayacakları, sadece kişisel amaçlı kullanacaklarını taahhüt etmeleri isteniyor. Sonra da piyasa fiyatı 699 USD olan bu yazılıma sahip olabiliyorlar.

İspanyol telekom firması  Telefónica ise geçen ay, işten çıkarılmış sabit ve mobil hat abonelerine %50′ye yakın indirim yapacağını açıkladı. Kampanya ayrıca serbest çalışan aboneler için de geçerli. Kampanya şartlarına göre en az 6 aylık abone olmanız gerekiyor, neticede aylık maksimum limit 20 € olmak üzere sitedeki başvuru formunu doldurarak kampanyaya katılabiliyorsunuz.  

Bushfire Housing, Avustralya’da gerçekleşen büyük yangınlardan sonra evsiz kalanlar için hazırlanmış bir çözüm. Bir grup insan siteye girerek geçici olarak bir odalarını, yataklarını ya da evlerini yangın mağdurları için kullanıma açıyorlar. Yangın mağdurları da yine aynı site üzerinden ücretsiz olarak bu imkanları buluyorlar. Yardımlaşma kültürü için güzel bir örnek.

Londra’da bulunan Lucky Voice kareoke barı ise pazartesi günleri belirli saatlerinde doktor, hemşire, öğretmen, polis, vs gibi kamu çalışanlarına ücretsiz hizmet veriyor. Önceden rezervasyon yaparak faydalanılan sistem, ekonomik krizin yükünü biraz da olsa üstlenebilmek için kamu çalışanlarına böyle bir jest yapıyor.  

Ücretsiz yazılım, indirim, paylaşım ya da jest, her ne olursa olsun bugünlerde markalar için tüketicilerinin ekonomik krizdeki mağduriyetlerini paylaşmak adına pekçok fırsat var. Bir marka yöneticisi için en temel kavramlardan birisi tüketicileriyle birşeyleri paylaşmaksa, bunun en sempatik yollarından biri, karşılıksız vermek ya da cömertliklerini göstermek olacaktır. Müşterilerinizin sorunlarına duyarlı olun.

Müşterilerinizle duygusal bağ mı kurmak istiyorsunuz? İşte size fırsat…

Vermeye, yardım etmeye, cömertliğinizi göstermeye odaklanın. Bununla ilgili binlerce uygulama geliştirebilirsiniz. Hatta şimdiden benim aklımda en az on tane belirdi…

Ultra Mobilite: Yelpaze Ev

Yazar: Ali BULUT Tarih: 10 Mart 2009

ali-bulut-mobil-ev

John Lautner’un Chemosphere villa konseptlerinden esinlenerek tasarlanmış bu modern uydu ev oldukça fantastik görünüyor. John’unkinden tek farkı bunun sabit olmayıp, aracınızın arkasında bir karavan olması. 

Hem kompak hem de gerektiğinde yeterince yaşama alanı sunduğundan dolayı da çekici bir tasarım.

Karavan 252 derece açılabilen yelpaze benzeri bir zemine oturmuş. Her bir ünitenin mobil duvarları ve zemini raylar üzerinde kolaylıkla hareket ettiriliyor. Tıpkı şu ünlü “Japon Yelpazeleri” gibi son derece basit.

Aynı zamanda körük şeklinde şeffaf bir örtü de odaların tavan ve dış duvarlarını örtüyor. Doğa kamplarında oldukça işe yarayacağına eminim.

Daha önce hiç karavan ile tatil yapmadım, ama herhalde yapacak olsam, tercihim böyle bir şey olurdu…

Her ne kadar fantastik bir konsept olsa da, bence mobilite kavramının geleceğiyle ve tercihlerimizde yapacağı değişimle ilgili ipuçları taşıyor.

ali-bulut-mobil-ev-2

Tasarımcılar: Stephanie BellangerAmaury Watine, François Gustin & David Dethoor

Robot Mağaza Çalışanı: Wakamaru

Yazar: Ali BULUT Tarih: 5 Mart 2009

ali-bulut-wakamaru

Daha önce bir Türk uygulama olan Botego adlı, sanal ortamda yapay zeka sahibi akıllı online firma temsilcileri ile tanışmıştık. Botego, pekçok firmanın üzerinden düşük seviye müşteri hizmetleri yükünü alarak, ön süzgeç görevini başarıyla yerine getirmekte.  

Şimdi de dünyadan ilginç bir diğer örneğe bakalım. Ünlü mağazalar zinciri Uniqlo  New York’daki “amiral” mağazasında dünyanın ilk yapay zekalı müşteri hizmetleri robotunu kullanmaya başladı. Wakamaru isimli bu robot Toshiyuki Kita tarafından tasarlanmış ve teknolojisi Mitsubishi Heavy Industries tarafından sağlanmış.

Wakamaru, sizinle göz kontağı kuruyor, basit diyalogları gerçekleştiriyor ve mağaza içinde aradığınız ürünlerin yeri konusunda sizi yönlendiriyor. Wakamaru, geleceğin mağazaları ve müşteri hizmetleri ile ilgili bizlere oldukça net fikirler veriyor.  New York’a yolunuz düşerse Uniqlo mağazasında Wakamaru ile tanışabilirsiniz…

Peki sizce gelecekte, her ne olursa olsun robotlara bırakılmayacak, sadece insanlar tarafından yapılabilecek işler hangileri?

WOMM ya da C2C

Yazar: Ali BULUT Tarih: 26 Ocak 2009

ali-bulut-womm-viral-marketing

– TV Reklamlarının sadece %18′i pozitif ROI yaratmaktadır.

– B2B kampanyaların %84′ü satışların düşmesini engelleyememektedir.
– Reklam harcamalarında %100′lük artış, satışlarda ancak %1-2 ‘lik bir artış yaratmaktadır.
– Tüketicilerin sadece %14′ü reklamlara inanmaktadır.
– Tüketicilerin %69′u reklam önleme teknolojileriyle ilgilenmektedir.
– Tüketicilerin %10′u diğer %90′ının alışveriş davranışlarını etkilemektedir.
– Tüketicilerin %92’si çevrelerinden alışveriş tavsiyesi duymak istemektedirler.
– Ortalama bir insanın 11-12 yakın ilişkisi, 100-150 ilişkisi ve 1000 civarında da tanıdığı bulunmaktadır.
– 100 kişilik bir topluluk içerisinde 4950 olası ilişki vardır.
– 1000 kişilik bir topluluk içerisinde 500 000 olası ilişki vardır.

Dünyada en yaygın kullanılan sosyal paylaşım ağları:

youtube
del.icio.us
myspace.com
digg
friendfeed
twitter
facebook
orkut
hi5
slideshare
photobucket
flickr

Geleneksel pazarlama ve reklam araçları insanlara ulaşma konusunda giderek kan kaybederken, en etkin ve inandırıcı aracın yine bizzat insan tarafından yaratılan hikaye ve deneyimlerin paylaşımı olduğu görülmekte. Bu nedenle doğru bir WOMM kampanyası her zamankinden daha önemli. Tabii tasarımı için ise iyi ürün, tatmin edici servis, kalıcı bir deneyim, makul bir vaad, şeffaflık ve ilgi çekici bir hikaye gerekiyor.

( İstatistikler: Napa Consulting Group)

Gerçekten Modüler Mobilya

Yazar: Ali BULUT Tarih: 11 Ekim 2008

ali-bulut-mobilya

Endüstriyel tasarım-üretim, kitlesel pazarlama-satışa uygunluk, fonksiyonel, düşük maliyetli ve pratik bir yaklaşım…

Marcel Krings ve Sebastian Mühlhäuser tarafından tasarlanan bu ürünün adı Casulo. 80×120 cm ebatlarında bir kutu içerisinden çıkan ürün herhangi bir alet gerekmeden kuruluyor. Ve yine aynı şekilde 10 dakika gibi bir süre içerisinde yeniden toplanabiliyor. Tasarımcılarının “mobile living” adını verdikleri bu konseptle 2007 yılı Kasım’ında “Abraham & David Roentgen Ödülünü” almaları hiç de şaşırtıcı değil.  2 kişinin rahatlıkla taşıyabildiği ürün aynı zamanda sıfır ambalaj kullanımı ile de hem maliyetleri düşürmeyi hem de çevre dostu olmayı başarmış.

Fazla söze gerek yok, ürün fikirlerinin geleceğine dair oldukça ciddi ipuçları veren bir tasarım…

Akşam Yemekleri Şimdi Daha Keyifli

Yazar: Ali BULUT Tarih: 17 Eylül 2008

ali-bulut-cooking

Chris Fox tarafından tasarlanmış bu Electrolux konsepti akşam yemeğine davet ettiğiniz arkadaşlarınızla hem daha keyifli zaman geçirmenizi hem de daha fazlasını paylaşmanızı sağlıyor.

Modüler olarak birleşen parçalar, sizin isteğinize göre istediğiniz geometride yanyana eklenebiliyor. Böylelikle misafirleriniz kendileri için pişirebiliyorlar. Aynı zamanda masada herkes kendi beğenilerine göre oluşturdukları yaratıcı ve farklı lezzetleri paylaşıyor.

Temizlemesi ise oldukça pratik. Seramik yüzeyi çıkarıp, basitçe bir yıkama ile temizliğini sağlıyorsunuz. Bununla birlikte yine hoş tasarımlı bir stand üzerinde kolaylıkla ve az yer kaplayacak şekilde  yerleştirerek mutfak dolabınızda saklayabiliyorsunuz.

Napolyon’un Sırrı

Yazar: Ali BULUT Tarih: 24 Mayıs 2007

Napolyon Bonaparte için bazıları yetenekli bir askerdi der. Bazıları karizmatik bir devlet adamı, bazıları da dünyanın en iyi stratejisyeni olduğunu… Evet, aslında hepsi de… Fakat onu “Büyük Napolyon” yapan şeyin temelinde kullandığı bir taktik yatar.

İmparatorluğunu inşa ederken ve yönetirken kullandığı bu taktik; küçük takı, mücevher, ziynet, incik boncuk dağıtmaktır. Parasal değeri yüksek olmayan fakat son derece yüksek duygusal değere sahip bu hediyeler, kaydedeğer bir başarının ertesinde askerlere dağıtılırdı.

Bu sayede Napolyon:
1- Askerlerinin daha fazla bonus kazanmak için daha fazla inançla savaşmasını
2- Askerlerinin daha sadık olmasını sağlamıştır

E. Joseph Cossman

Efsane bir pazarlamacıdır. Hatta Wall Street Journal onu serbest girişim dünyasının mesihi olarak tanıtır. Mail order yoluyla 1 milyon dolarlık bir ciro yapmış ve daha sonra bununla ilgili yazdığı “Siz de yapabilirsiniz” kitabı klasikler arasına yerleşmiştir.

Peki Cossman ne yaptı? Cossman patates silahı satıyordu. (Bizim bildiğimiz su tabancaları benzeri, çocuklara yönelik bir ürün. Daha detaylı bilgi içinhowstuffworks sitesinden faydalanabilirsiniz.)

Cossman’ın satışları iyi gitmiyordu. Önceleri büyük market ve manavlara giderek, büyük indirimlerle ürünü market sahiplerine satıp, patates alanlara promosyon verilmesini sağladı. Fakat verilen hediye ile patates satışları hiç etkilenmedi.

Cossman taktiğini yeniden gözden geçirdi. Bu defa da market sahiplerine promosyon kampanyasını terse çevirmesini söyledi. Yani “bir patates tabancası alana, “bir torba patates bedava”. Fiyat da yine önceki kampanya paketinin aynısı olacaktı. Böylelikle ürün ve promosyonun yerlerini değiştirerek satışların tavan yapmasını sağladı.

Cossman şunu farketmişti; ürününüzün yanında vereceğiniz promosyon ancak, ürününüzü satın almak için fazladan bir neden daha yaratıyorsa işe yarar. Yani vereceğiniz promosyon, insanların isteyeceği birşeyler olmalı. İnsanlar patates tabancası istemiyordu, dolayısıyla hediye tabanca için kimse patates almıyordu. Fakat insanlar patates istiyordu ve böylelikle patates hediyesi olan tabanca ürününü satın aldılar.

Priya Raghubir

Sosyal psikolog ve aynı zamanda toplum psikolojisi üzerine yazıyor. İnsanların hediye ve promosyon kampanyalarına nasıl reaksiyon verdikleri üzerine bir araştırması var.

Raghubir, öncelikle deneklerden oluşan 2 grup kuruyor ve deneyin içeriğinden bahsetmiyor. Sonra 1.gruba bir ürün katalogu veriyor, içinde pahalı likörlerin ana ürün ve bir inci bileziğin promosyon olarak verildiği. 2.gruba da inci bileziğin ürün olarak tanıtıldığı ve promosyonsuz bir ürün katalogu.

Her iki gruba da inci bileziğin kendilerinde yarattığı değer ile ilgili sorular soruluyor. 2. grupta yer alanlar 1.grupta yer alanlara göre inci bileziği çok daha değerli hissettiklerini belirtiyorlar.

Dolayısıyla bazen ürünlerinizi promosyon olarak verdiğinizde değerleri düşüyor olabilir. Bu yüzden promosyon olarak vermek üzere genellikle kendi ürünümüzü değil, başkalarının ürününü kullanmak daha mantıklı olacaktır. (Değer algılaması)

Garsonlar üzerine bir araştırma :

1- Müşteriler yemeğini bitirdiğinde, garson tarafından kendilerine ikram edilen küçük bir parça çikolata üzerine hesap öderken, müşterilerin ortalama 15,1% bahşiş bıraktıkları görülmüş.
2- İki parça çikolata ikram edildiğinde bu oran 19% olmuş
3- Önce bir parça ikram edilerek, daha sonra tam hesap ödenirken ikinci parçanın da ikram edilmesi durumunda bu rakamın 23% olduğu görülmüş.

Buradan iki şey anlaşılıyor:
Vereceğiniz hediyenin büyüklüğü müşteri memnuniyetini direk etkiliyor.
2 ve 3 nolu maddelerdeki gibi, aynı büyüklükte de olsa, hediyeyi veriş şekil ve zamanlamanız müşteri memnuniyeti üzerinde 4% lik bir değişim yaratıyor.

Sonuç:

- Müşterilere hediye ve promosyon vermek satışları artıracaktır.
- Promosyon olarak müşterinin gerçekten arzulayacağı şeyler vermek gerekir
- Başka bir firmanın ürününü promosyon olarak vermek daha mantıklıdır
- Müşterilere beklemediği zamanlarda verilecek küçük hediyeler onları daha fazla satın almaya ve sadakata yöneltecektir. Küçük süprizler, kalıcı duygusal bağlar kurulmasını sağlayacaktır.

GÜNÜN YAZILIMI

ETİKETLER

ÜYELİK

Bu blog BloggerV.com üyesidir.