Subscribe to Marka Yöneticisi

Trend Raporu – Haziran 2009

Yazar: Ali BULUT Tarih: 1 Haziran 2009

ali-bulut-trend-report

Trendwatching.com’da 2009 Haziran ayı trend raporu birkaç gün önce yayınlandı.

“Foreverism” ismiyle yayınlanan raporda bazı ilgi çeken alt başlıklar şöyle:

Forever Presence: İnsanlar bugüne kadar hiç olmadığı seviyede birbirleriyle etkileşim halinde. Etraflarındaki herşey ve herkesle, bir şekilde ortak platformlar geliştirip sürekli bir etkileşimdeler.

Forever Findable, Forever Following: Çeşitli sosyal ağlar ile hem sürekli ulaşılabilir kalıyor, hem de sürekli takip ediyorlar. Buna bir de Google Latitude gibi lokasyon bazlı hizmetler dahil edilince, tam olarak nerede ne yaptığınız dahi takip edilir oluyor. Bir çok insanın düşündüğünün aksine, bunu yapanlar özel hayat vs anlamında bir kaygı duymuyorlar. 21. yüzyıl fenomenlerinden biri zaten maksimum şeffaflık değil mi?

Forever Conversing: Büyük markalar da dahil olmak üzere, herkes diyalogun içinde. Sosyal ağlardaki faaliyetlerdeki artışı farkeden markalar, giderek sosyal medyayı daha fazla kullanıyor.

Forever Beta (The Process is the Product): Bizzat ürünün yaratılma süreci gerçek ürün haline geldi. İnsanlar bu sürecin içerisinde yer almak istiyor. Markalar da bunu farkettiği için ve daha az risk almak için (daha az risk konusunu önceki yazılarımızda da konuşmuştuk) yeni ürün ve hizmetlerini BETA olarak piyasaya sürüyor. Beta süreci hiç tamamlanmayan, gelişimini hiç durdurmayan, nihai hale getirilmemiş ve her gün yeni özellikler eklenen pekçok ürün var.

Trendler nereye gidiyor ve hayatımız nasıl değişiyor, bunları görmek için raporun tamamını şuradan okuyabilirsiniz.

Kartvizit Tasarımı ve 100 Yaratıcı Kartvizit

Yazar: Ali BULUT Tarih: 22 Mayıs 2009

ali-bulut-kartvizit-tasarimi

Ünlü satış gurularından Todd Natenberg bir makalesinde kartvizitlerin satış dünyası için ne kadar önemli olduğundan bahsetmiş. Hatta kartvizitin gücünü ve dezavantajını tüm yönleriyle anlamasını sağlayan pek çok olay yaşadığını anlatıyor. Özellikle iş dünyasındaki ilk tanışmalarda, hem kurumsal hem de kişisel olarak karşınızdaki üzerinde olumlu bir etki yaratabilmek için çok önemli bir araç kartvizit.

Geçenlerde çekmecemdeki kartvizitleri karıştırırken farkettim. Elimde binlerce kartvizit birikmiş. Pekçoğunu nerede ve nasıl aldığımı bile hatırlamıyorum. Aralarından bazıları tasarımlarıyla dikkat çekerken, kimileri gerçekten de keşke hiç basılmamış olsa dedirtecek kadar kötü.

Tabii ki kartvizitin ne kadar güzel göründüğünden çok, ne kadar işe yaradığı önemli. Fakat yine de estetik bir kartvizit zarardan çok fayda sağlar. Öncelikle kartvizitin rengi, dokusu, geometrik formu önemlidir. Ardından üzerindeki bilgilerin ve logomuzun kolay okunacak şekilde yerleştirilmesi gerekir. Tabii ki tüm bunlar kurumsal kimliğimizle ve yaptığımız işle uyum içerisinde olmalıdır.

Bu konuda iki ayrı görüş söz konusu olsa da, çoğunluğun görüşüne göre kartvizitin iki yüzü de kullanılmamalı. Özellikle bir yüzü İngilizce, bir yüzü Türkçe olarak hazırlanmış kartvizitler pek hoş sayılmaz. Mümkünse her iki durum için ayrı ayrı kartvizitler taşımak lazım. Kartvizitin arka yüzü boş olmalı, mümkünse siyah ya da koyu bir renk olmamalı ki, verdiğimiz kişi bizimle ilgili notlar yazabilsin.

Ayrıca birine kartivizit verirken, arka yüzünü paraflamak da iletişim uzmanları tarafından önerilmeyen bir davranış. Kartvizitleri gönderilmesi gereken herhangi bir kağıt, kart ya da dosyaya yapıştırmak ya da zımbalamak da yine hoş karşılanmayan davranışlardan.

Bununla birlikte son derece yaratıcı bazı kartvizit örneklerini de burada paylaşmak istiyorum. Özellikle bazı meslekler için özellikle tasarlanmış kartvizitleri çok beğendim. Bir firmaya gittiğinizde daha tanışma aşamasında sizi 1-0 öne geçirecek kadar ilgi çekiciler. “100 Yaratıcı Kartvizit Tasarımı” linkine tıklayarak daha önce muhtemelen hiç görmediğiniz kartvizitlere göz atabilirsiniz. Aşağıda bunlardan birkaçını görebilirsiniz:

ali-bulut-kartvizit-tasarimi-x

Ayrıca Freelanceswitch ‘te etkileyici 72 kartviziti daha ve Creattica ‘da da diğer çeşitli tasarımları bir arada görebilirsiniz.

Son olarak unutmadan, gönderdiğiniz e-postalarda kullanabileceğiniz, tamamen kendi zevkinize göre online olarak kartvizit oluşturabileceğiniz bir de site tavsiye etmek istiyorum. Hyplet.com adresinden hem kartvizit hem de flyer tasarımınızı oluşturabilir ve dijital mecralarda kullanabilirsiniz.

Dijital Pazarlama Notlarım

Yazar: Ali BULUT Tarih: 14 Mayıs 2009

ali-bulut-dijital-pazarlama

Dijital pazarlama kavramı aynı zamanda interaktif pazarlama, internet pazarlama, e-pazarlama şeklinde de kullanılıyor.

  • Peki dijital pazarlama nedir?
  • Geleneksel pazarlamadan farklı yanları nedir?
  • Neden dijital pazarlamaya ihtiyaç duyar olduk? 
  • Stratejik avantajları nelerdir?
  • İnovasyonla nasıl ilişkilendirilebilir?

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki; dijital pazarlama bir satış yöntemi değildir. Ulaşılan sonuçları sayesinde satış artışı sağlayan, bir ilişkilendirme ve iletişim sürecidir. Ayrıca pazarlama planı ile dijital pazarlama planı da aynı şeyler değildir. Zaten şirketlerin pek çoğu halihazırda;

  • pazarlama stratejisine,
  • pazarlama planına,
  • dijital pazarlama planına  
  • marka yönetimi stratejisine sahip değildir.

İnternetin hızla yaygınlaşmasıyla birlikte, müşterilerle markaların etkileşim ve iletişimleri de hızla değişti. Pazarı, internet öncesi ve sonrası diye şöyle düşünebiliriz:

İnternet Öncesi

İnternet Sonrası

  • Monolog
  • Tek yönlü fonksiyon
  • Kitlesel iletişim
  • Statik
  • Yaylım ateşi yaklaşımı
  • Müşteriler arasında iletişim yok
  • Müşterileri tanımlamak zor
  • Müşteri yönetimi zor
  • Diyalog
  • Kişiye özel pazarlama
  • Gerçek zamanlı
  • Dinamik
  • Ortaklaşa katılım
  • Segmentlere ayrılmış
  • Yoğun müşteri iletişimi
  • Daha fazla müşteri  verisi

 

Dijital pazarlamanın sağladığı stratejik avantajlara gelirsek:

  • Rekabet avantajı için yeni kaynaklara ulaşımı kolaylaştırır
  • Aracısız dağıtım modeli
  • Tedarik zincirinin optimizasyonu
  • Yeni iş modelleri üretilmesi
  • Ulaşılmamış alt segmentleri de hedefleyebilme
  • Pazarı daha verimli kullanmak
  • Daha dürüst ve şeffaf pazar döngüsü 

Peki dijital pazarlamada bunca zaman birşeyler değişmedi mi? Yani 10 yıl öncesiyle şu an arasında ne farklar var? Dijital pazarlamanın temel kuralları, aradan geçen zamanla ve sürekli değişen tüketici eğilimleri nedeniyle yeni bakış açılarına ihtiyaç duydu:

 

Dijital Pazarlamanın Temelleri

Dijital Pazarlamada Yeni Yaklaşımlar

  • Dijital pazarlama planı hazırla
  • İyi bir domain seç
  • Site tasarla ve altyapısını hazırla
  • Sitene gerekli bağlantıları kur
  • SEO planı ve stratejini belirle
  • Gerçek zamanlı site analizlerini izle
  • İletişim için e-posta ve anlık mesajlaşma sistemlerini kullan
  • Müşterilerinin e-posta listesi tut
  • Online reklam ver
  • Trafiğini artır
  • Önce fikir satmayla başla
  • Fikrinin etrafında bir kitle oluştur
  • Büyüklük önemli değil
  • Kontrolü kitleye vererek riskini azalt
  • Yetkilendirme sınırları koyma
  • Şeffaflık büyük değer yaratır
  • Doğruluk hızlı yayılır, dürüst ol
  • Fiyat tek başına önemli değildir
  • Değer zincirini optimize et
  • İş modelini sürekli yeniden kurgula
  • Statükoyu değiştir

 

Eskiden pazarlamanın 4P’sini (ürün, fiyat, tanıtım, kanal) şirketler belirler, bütün riski tek başlarına alırlardı. Daha sonra bunu tüketicilerine sunar ve stratejilerinin işe yaramasını umarak satış tablolarıyla yatıp kalkarlardı. Ama şimdi değişen pazar koşulları ve gelişen teknoloji ile, kitlelerin de bu süreçlere dahil olması kolaylaştı.  Artık ürünün tasarımından, fiyatına, tanıtımına kadar pek çok aşamada tüketiciler direk belirleyici figür haline geldi. Bunu dijital pazarlamanın merkezine koyan firmalar stratejik avantaj sağlamayı başardı.  

Tahmin etmeye çalışarak tüm riski üstleneceğinize, bırakın insanlar sizin yerinize sorunlarını dile getirsin, çözüm önerileri sunsun, çözümleri talep etsin. Böylesi hem daha az riskli, hem de daha hızlı…

Profesyonellerden Dijital Pazarlama Sırları

Yazar: Ali BULUT Tarih: 11 Mayıs 2009

ali-bulut-online-pazarlama

John Jantsch, Duct Tape Marketing  “Muhabirlik yapın. Bir gazete veya dergide çalışın demiyorum, ama yeni medya araçlarından blog ya da podcast kullanabilirsiniz. Endüstrinin ileri gelenleriyle, komünite liderleriyle, yazarlarla röportaj yapın. Ürününüzün demosunu yapmak için randevu almak yerine, bir sonraki blog ya da podcast yayınınızda yer alacak bir röportaj için randevu isteyin. Gözlerindeki değeriniz otomatik olarak değişecek, uzman rolünüz öne çıkacaktır. Ayrıca pazarlama materyalleriniz için muhteşem içeriklere sahip olacaksınız.”

Yaro Starak, Entrepreneurs Journey  “Diğer pekçok blogger’ın yapmadığı ama benim yaptığım birşey var, kendi email listemi oluşturdum. Gerçi sırrım bu listeyi oluşturmak değil, neticede online pazarlama yapan herkes için bilindik birşey bu. Fakat sırrım, bu listeyi ve blogumu birlikte nasıl kullandığımda.

Basit bir örnek vereyim. Blogumda ürün inceleme yazıları yazıyorum. Ciddi ve dürüstçe ürünü test ederek, olumlu ve olumsuz görüşlerimi çekinmeden anlatıyorum. Blogumda yayınladığım ürünlerin satışı üzerinden elde ettiğim gelir önce çoğunlukla az bir miktar oluyor. 

Sonra, ürün inceleme yazıma, email  listemdekileri davet etmek için kısa bir email hazırlıyorum. Ardından, yazıma ciddi bir ziyaretçi trafiği oluyor ve blog arşivlerine kaldırılacak kadar eskise bile, ben hala satış komisyonları almaya devam ediyorum. Bir blog yazısı ve bir email ile kolaylıkla gelir elde etmenin yolu.  

Matt McGee, Small Business SEM  “SEO, geleneksel pazarlamaya benziyor. Gerçek hayatta müthiş bir ürün bulmak ve insanların ondan bahsediyor olmasını istersiniz. Sanal tarafta ise, müthiş bir içerik hazırlayıp, insanların o içeriğe  link vermesini istersiniz. Gerçek hayatta bunun için muhabirler ve gazetecilerle ilişkiler kurun, sanal tarafta ise blog yazanlarla. Gerçek hayatta müşterilerinizle sık sık bir araya gelin, sanal tarafta sosyal ağlarda bulunun. İnsanlara hakkında konuşabilecekleri (link verecekleri) birşeyler sunun, iletişime katılın ve işte SEO başarısı yolundasınız” 

Liz Strauss, Successful Blog  “En iyi promosyon, diğer insanları promote etmektir. Müşterilerinizi, onların arkadaşlarını, kendi arkadaşlarınızı promote edin. Sürekli etrafta kimin neyi iyi yaptığına bakın ve bu konuda ilk konuşan siz olun. İnsanlara o yönü işaret eden ilk kişi olun. Böylelikle ne kadar akıllı bir takım oyuncusu olduğunuzu,  yetenekler ve karakter konusunda ne kadar iyi gözlemci olduğunuzu ve yaptığınız işte ne kadar güvenilir olduğunuzu gösterebilirsiniz.”

Maki, Editor, Dosh Dosh  “Benim pazarlama sırrım, “zamanı yakalamak”. Pekçok pazarlamacı, çevresi üzerinde etkin insanlarla ilişkide olarak ve  dinleyicileri üzerinde güven oluşturarak markalarının geniş kitlelerce benimseneceğinden bahseder. Güven unsuru her ne kadar önemli olsa da, sosyo kültürel geribildirimlere hızla ve zamanında reaksiyon verebilmenin de en az onun kadar önemli olduğunu düşünüyorum.

Gazeteler geniş kitlelere ulaşır. O nedenle gazeteleri takip edin, çünkü insanlar ne okuyorlar, nelerden etkileniyorlar, geribildirimleri nasıl oluyor gibi soruların cevabı orada. İşte, zamanı yakalamak bu yüzden, komünitenin ilgilendiği konularda sadece ilişkilendirme değil aynı zamanda kendi yüzünüzü gösterme açısından da fırsatlara açık ve güçlü bir yol.”  

Mack Collier, The Viral Garden  “Blog yazmadaki başarınız aslında diğer insanlara sağladığınız faydayla eşdeğer. Örneğin, pek çok şirket bloglara, kendi ürünlerini satma amaçlı bir kanal olarak bakıyor. Oysa bloglar direk satış kanalı değildir. Buradaki kilit nokta, önce komünitenin faydalanacağı içerik üretmek sonra da komünitenin ona belli bir değer biçmesini beklemek. Eğer okuyucularınıza direk bir fayda önerirseniz, böylelikle satışlarınızda blog çabalarınızdan kaynaklanan indirek bir artış göreceksiniz. Ama eğer şirket, direk olarak kendi markasını promote etmeye denerse, okuyucular içerikte kendileri için herhangi bir değer bulamayacak ve bu da blogun sonu olacak.”

Guy Kawasaki, Truemors -– “Bloggerların, sizin yapmanız gerektiğini düşündüğü şeylerin tam tersini yapın.”

Sanal Fotoğraf Makinesi

Yazar: Ali BULUT Tarih: 13 Nisan 2009

ali-bulut-sanal-kamera

Dijital Fotoğraf Makineleri cep telefonları gibi artık neredeyse herkesin cebinde. Hatta yeni nesil pek çok cep telefonunda çekim ayarlarını kendiniz yapabiliyorsunuz. Yine de çoğu kişi “oto çekim” ayarlarında fotoğraf çekiyor. Aslında elle ayar yapmak sanıldığının aksine çok da zor değil. Enstantane, diyafram, ISO, ışık vs konularında onlarca site ve blogda yardımcı dökümanlar bulabilirsiniz.

Benim bugün bahsedeceğim site, özellikle yeni başlayanlar ya da amatör fotoğrafçılar için çok kullanışlı bir özelliğe sahip: Sanal Kamera

Camera Demo linkinden ulaşabileceğiniz site Craig Hickman tarafından hazırlanmış. Aynı sahne üzerinde, farklı ortam şartlarında elle yapacağınız ayarlarla nasıl sonuçlar alacağınızı anında görüyorsunuz. Böylelikle elinizde bulunan herhangi bir dökümandan öğrendiğiniz teorik bilgilerinizi anında pratik olarak da pekiştiriyorsunuz.

Siz de benim gibi “okuyarak değil deneyerek öğrenirim” diyenlerdenseniz, bu uygulamayı beğeneceksiniz…

GÜNÜN YAZILIMI

ETİKETLER

ÜYELİK

Bu blog BloggerV.com üyesidir.