Subscribe to Marka Yöneticisi

Perakende Sektöründe IT’nin Geleceği

Yazar: Ali BULUT Tarih: 5 Mart 2009

ali-bulut-it

Bugünün Talepleri mi, Yarının Fırsatları mı?

Perakende Sektörü, bir yandan bugünün müşterilerinin taleplerini karşılamaya çalışmakta, öte yandan da yarının fırsatlarına hazırlanmakta. Bu da ister istemez karar verme süreçlerinde kullanılmak üzere pekçok veriyi eşzamanlı olarak depolamayı ve analiz etmeyi gerektiriyor. 

IT – Information Technology bu nedenle şirketler için giderek artan bir öneme sahip. Hatta ülkemizde son yıllara kadar halen şirketlerin It Depertmanlarını, sadece donanım satınalma ve bakım hizmetlerinde kullanıyor olması eğilimi bile giderek, Bilgi Yönetim Sistemlerini şirket içinde üst düzeyde temsil eğilimine doğru gitmekte. Şu an için bile artık pekçok şirket IT Fonksiyonunu  Başkan Yardımcılığı, Genel Müdür Yardımcılığı gibi pozisyonlar üzerinden yürütmekte.

ali-bulut-it-beklenti

Dünyadaki duruma bakmak için RSR (Retail Systems Research) tarafından 2008 Nisan’ında yapılan bir araştırmadan bazı önemli istatistikleri aşağıda bulabilirsiniz. Araştırmaya katılanların tamamı perakende sektöründen temsilcilerdir ve demografik bilgileri de şöyledir:

 
Ünvan:  

  • Yönetim Kurulu Üyesi (CEO, CFO, COO) 8% 
  • CIO/IT Başkanı 5% 
  • Başkan 3% 
  • Direktör 22% 
  • Müdür 20% 
  • Uzman7% 
  • Danışman 10% 
  • Diğer 3% 

2007 Ciro ($):  

  • 50 milyon $’dan az  17% 
  • 51 milyon $  – 249 milyon $ 7% 
  • 250 milyon $ – 499 milyon $ 7% 
  • 500 milyon $ – 999 milyon $ 19% 
  • 1 milyar $ –   5 milyar $ 19% 
  • 5 milyar $ ’dan fazla 31% 

Yönetim Merkezi:  

  • Kuzey Amerika 74% 
  • Latin Amerika 3% 
  • Avrupa 14% 
  • Ortadoğu ve Afrika 2% 
  • Asya Pasifik 7% 

Yıllık Satış Ciro Artışı:  

  • Ortalamanın Altında (“Laggards”) 18% 
  • Ortalama 43% 
  • Ortalamanın Üstünde (“Winners”) 39% 

ali-bulut-it-tercih

 

Grafikten de anlaşıldığı üzere, On-Demand Servisleri ve Hazır Paket Entagrasyonları perakende sektöründe yüksek eğilimli tercihlerdir. ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) çözümleri ise en yüksek oranda tercih edilmektedir. 

Burada özellikle organize perakendeciliğin ve ölçek ekonomisi yönetiminin sağladığı avantajların yanında getirdiği bu ekstra IT bütçe yükünün ROI (return of investment) oranlarına dikkat etmek gereklidir. Başarısız bir entegrasyon süreci pekçok perakendeci için sadece nakit kaybı değil, aynı zamanda “hızlı olmanın lider olmak” demek olduğu günümüzde yokolmak anlamı da taşımaktadır.

 İşletmelerin ölçeklerine baktığımızda IT Uygulamaları konusunda tercihler, Orta Ölçekli İşletmelerde belirgin oranda daha yüksek görünmektedir. Bu da perakende sektöründeki endüstriyel dönüşümü ifade etmektedir : 

ali-bulut-orta-olcek

Son yılların favorisi “Hızlı Balık , Yavaş Balığı Yutacak” önermesi de aslında giderek tüm istatistiklerde yüzünü göstermekte. Perakende sektöründe şirketlerin hız beklentisi, pekçok faktörde iyileştirme beklentileri ile kolayca dışa vurulmaktadır. Bu faktörlerin etki güçleri ise aşağıda belirtilmiştir:

ali-bulut-hiz-beklentisi

Aynı raporda yer alan diğer sonuçları da incelediğimizde, şirketlerin stratejik olarak IT Uygulamaları konusunda ÖNEMLİ ve İLGİNÇ kavramları arasında kaldıkları anlaşılmaktadır.

Bugünün müşterisinin taleplerini karşılamak ÖNEMLİ olmakla beraber, yarının fırsatlarını yakalamaya yönelik İLGİ ÇEKİCİ uygulamalar oluşturmak da  gerekmekte. Bu da giderek IT fonksiyonunu daha stratejik bir fonksiyon olarak şirket yapılanmalarında göreceğiz anlamına geliyor.

Not: RSR (Retail Systems Research)’ün 38 Sayfalık ilgili benchmark raporunun orjinalini talep ederseniz e-mail adresinize gönderebilirim.

Bilgi Çağı Sona mı Erdi?

Yazar: Ali BULUT Tarih: 18 Temmuz 2006

ali-bulut-bilgi-cagi-bitti

Biz, “bilgi çağındayız, bilgi güçtür, bilgi sermayedir vs…” gibi söylemleri yeni yeni kabullenmeye başlarken, şimdilerde yeni bir kavram “bilgi avantajının” tahtını zorlamaya başlıyor: Zaman

21.yy’ın en kıt kaynaklarından birinin “Zaman” ve en önemli operasyonunun da “Zaman Yönetimi” olacağı görülüyor. Artık sadece elinizdeki bilgiyle fark yaratmanız giderek zorlaşıyor, zira bilgi tarihte hiç olmadığı kadar kolay ulaşılabilir ve yaygın bir biçimde uzanarak rahatça erişebileceğiniz mesafelerde duruyor. İnternet, iletişim ve yayıncılığın gelişimiyle beraber bilgi paylaşımı da o denli yoğun bir formda hızla çoğalıyor.

Bu dev bilgi okyanusunun içerisinden, faydalı bilgileri ayıklamak ve kullanılabilir formlara sokmak da zaman yönetiminin konularından biri elbette.

Sahip oldukları bilgileri kullanamayan ya da nasıl kullanacaklarını bilmeyen kişi ve kurumlar, şu anda bile bu bilgi okyanusunun ortasında oradan oraya savruluyorlar. Ve bilgiyi güce dönüştürmeyi başaramadan, şimdi onlardan bir de zamana karşı yarışmaları bekleniyor.

Rekabet parametreleri bu süreçte giderek daha uzun bir listeye dönüşüyor aslında ve endüstriyel çağdan bilgi çağına geçişte elenen pekçok firma gibi, önümüzdeki süreçte pekçok firma bilgi çağından hız çağına geçişte elenecek gibi görünüyor.

Operasyonel kabiliyeti, kurumsal esnekliği, odaklanma becerisi, durumsal strateji yeteneği ve en önemlisi zaman – tahmin yönetimi konularında öne çıkan firmaların, bu yeni vahşi rekabet düzeninde daha avantajlı olacakları kesin.

Hücre tipi kurumsal örgütlenmeler, global kimlik lokal eylem stratejileri, gerilla pazarlama taktikleri, daha fazla yataylık, teknolojinin bütün süreçlerde daha etkin kullanılması, çapraz ve asimetrik odaklı olma gibi tüm çabaların kökeninde zamana karşı verilen savaşta rakiplerden bir adım önde olma arzusu yatıyor.

Bilgi çağı artık sona erdi, şimdi hız ve esneklik çağındayız…
Kral öldü, yaşasın yeni Kral…

GÜNÜN YAZILIMI

ETİKETLER

ÜYELİK

Bu blog BloggerV.com üyesidir.