Subscribe to Marka Yöneticisi

Reebok Yeni Yüzünü Arıyor

Yazar: Ali BULUT Tarih: 27 Mayıs 2009

ali-bulut-reebok-yeni-yuzunu-ariyor

Reebok, “We Love Freestyle”  konseptinden sonra, “Freestyle” mirasını bu sezon “Fly Generation” ile sürdürüyor. Retro spor bakışıyla yeniden yorumlanmış “Pump” serisi ayakkabı ve giysilere özgün bir Reebok ruhu katılmış.

Reebok, Avrupa çapında bir kampanya düzenleyerek “Fly Generation” konsepti için yeni yüzünü tüketicilerinin arasından seçeceğini duyurdu. Kazanan aday, bir yandan ünlü bir kadın dergisinde (Vice) röportaj verecek, diğer taraftan Reebok mağazalarında ürünün tanıtım yüzü olacak. Fotoğraf çekiminin Avrupa’dan gelecek bir fotoğrafçı tarafından yapılacağı kampanya için başvurular internet üzerinden yapılıyor.

Türkçe kullanım seçeneğinin de yer aldığı siteye, ReebokFlyGeneration tıklayarak ulaşabilirsiniz. Kendi stilinizi yansıttığına inandığınız, JPG formatında 480*640 çözünürlüğe sahip, bir boy fotoğrafınızı siteye yüklüyorsunuz. Ardından aradıkları kızın neden siz olduğunuzu kısaca anlatıyorsunuz. Katılımlar Mayıs ve Haziran ayları boyunca sürecek, kazanan aday Temmuz ayında juri tarafından açıklanacak.

Reebok, “Fly Generation” için Amerika’daki tanıtım yüzü olarak, bizim de CNBC-e’de oynayan “Gossip Girl”  dizisinden tanıdığımız Leighton Meester ile çalışıyor. Siz de “ben bir moda delisiyim” diyor ve kendi özgün stilinize sahip olduğunuzu düşünüyorsanız, bu yarışmayla Türkiye’deki tanıtım yüzü siz olabilirsiniz.

Sansüre Sansür – YAY! Hareketi

Yazar: Ali BULUT Tarih: 11 Mayıs 2009

ali-bulut-sansure-sansur

Ülkemizde 5651 sayılı kanundaki “internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun” adı altında sunulan ve erişimin engellenmesini gerektiren kusurlu hareketler bahanesiyle, özellikle sanal ortamda sansür, çeşitli yanlış uygulamalar ile giderek artan bir biçimde baş göstermektedir.

Kapatılan sitelerin, engellenme sebepleri kamuoyuna açıklanmamakta, siteler sadece bir kişinin mahkemeye gitmesi nedeniyle dahi tedbir olarak kapatılabilmektedir.

06 Mayıs 2009 tarihli erişimi engelli site istatistiklerinde toplam 1874 adet site kapalı görünmektedir.

Bu engellemelerin sebeplerine baktığımızda

  • En büyük pay, % 38 ile tüm dünyanın seferberlik içinde savaş açtığı “Çocuk istismarı”na aittir. Bu tabii ki son derece HAKLI bir nedendir zira çocuk istismarı ASLA müsamaha gösterilecek bir şey değildir.
  • Kapamaların ikinci büyük nedeni ise %35 ile “müstehcenlik” olarak göze çarpmaktadır. 
  • Ardından ise %10 ile “Diğer” kategorisi gelmektedir.
  • Kalan %10 ise kumar, fuhuş, uyuşturucu, Atatürk’e hakaret, intihara yönlendirme ve sağlık için tehlikeli madde temini nedenlerinin toplamına aittir.

Bu oranlardan açıkça görüldüğü üzere, uygulamalar suç ile savaştan çok keyfi bir kapamalar silsilesine dönüşmüştür.
Zira dünyanın en ağır suçlarından biri olan “çocuk istismarı” ile neye göre, kime göre olduğu belli olmayan “müstehcenlik” kavramının neredeyse başa baş gitmesi başka türlü izah edilemez. Ne olduğu anlaşılmayan “diğer” kategorisinin, kalan 6 nedenin toplamıyla aynı oranda olması, suçla savaştan başka bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu açıkça ortaya koymaktadır.

Ve bu zihniyetin adı, sansürdür.

Sanal ortamdaki bu keyfiyetin, gerçek hayata ulaşması kaçınılmazdır. Bugün “müstehcen” bulunarak kapatılan bir site, yarın bir heykele, bir filme, bir kitaba dönüşecektir. Sanal ortamdaki yasaklamaların, eninde sonunda sokakta izdüşümleri olacaktır.

Dolayısıyla, çok geç olmadan “Sansüre Sansür” demenin zamanıdır.

 

Sansüre Sansür – Yay! Hareketi , adı üstünde, yaymaktan geliyor. Hem sanal ortamda hem de gerçek hayatta, elimizden geldiğince tepkimizi yaymak anlamını içeriyor.

Bu doğrultuda, elimizde çeşitli malzemelerimiz ve yönetmen arkadaşımız İlkay Kopan’ın çektiği videolarımız var:

SansüreSansür 01
SansüreSansür 02
SansüreSansür 03
SansüreSansür 04
SansüreSansür 05

ali-bulut-sansure-sansur-videolar

11 Mayıs itibariyle, videolarımızı, manifestomuzla beraber bloglarımızda yayınlayarak, ortak bir mesaj vermeyi hedefliyoruz. Aynı gün, aynı mesajla ortaya atılarak kamuoyunun dikkatini çekmeyi amaçlıyoruz.

Öte yandan, videolar ve banner’lar sanalda yayılırken, gerçek hayatta da boş durmuyoruz tabii ki. Tepkimizi internetten çıkarıp, dışarıda da göstermek için poster ve sticker gibi malzemelerimizden faydalanacağız. Amaç belli: Sansür, her yerde karşınıza çıkabilir. Malzemeler de bu doğrultuda hazırlandı, boşlukları malzemeyi kullandığınız yere göre yazabilirsiniz.

Örneğin, posteri bir restorana astınız, boşluğu “Bu restorana erişim engellenmiştir” şeklinde doldurabilirsiniz. Bu fikirden hareketle aklınıza yeni bir malzeme fikri gelirse, atış serbest. Neler mi olabilir? Tribünlerde “bu tribüne erişim engellenmiştir” pankartı açmak olabilir, yine mecrasına uygun mesajlarla amerikan servis, tişört, bardak altlığı, föy, stensil gibi daha pek çok şey olabilir, bundan sonrası hepimizin hayal gücüne kalıyor aslında.

Sizden tek isteğimiz, bu malzemeleri kullandığınızda ya da gerçek hayatta karşınıza çıktığında, hemen bir fotoğrafını çekip, nerede olduğu bilgisiyle birlikte bize göndermeniz. Hareketin ne kadar yayıldığını görmek ve fotoğraflarla sitemizde sergilemek istiyoruz.

Kısıtlı sayıda malzeme elimizde bulunuyor. Bir süre için bize yazarak malzeme temin edebilirsiniz ya da doğrudan bu sayfadan indirip, kendiniz basabilirsiniz. Farklı formatlarda malzemeleri aşağıdan seçebilirsiniz: 

Jpeg
Freehand
Adobe Illustrator

Ekonomik Krizde Cömert Firmalar

Yazar: Ali BULUT Tarih: 29 Nisan 2009

ali-bulut-ekonomik-kriz

Springwise’da yayınlanan bir haberde, toplumsal önemi giderek artan cömertlik – yardımseverlik kavramlarının iş dünyasındaki özellikle teknoloji sektöründeki birkaç uygulamasından bahsediliyor.

Adobe, geçen ay duyurduğu bir kampanyayla, ekonomik kriz dolayısıyla işten çıkrılmış grafikerler için  “Flex Builder 3 Professional” yazılımını ücretsiz olarak vereceğini bildirdi. Kampanyaya katılmak için, işsiz grafikerlerin bu programı herhangi bir ticari amaçla kullanmayacakları, sadece kişisel amaçlı kullanacaklarını taahhüt etmeleri isteniyor. Sonra da piyasa fiyatı 699 USD olan bu yazılıma sahip olabiliyorlar.

İspanyol telekom firması  Telefónica ise geçen ay, işten çıkarılmış sabit ve mobil hat abonelerine %50’ye yakın indirim yapacağını açıkladı. Kampanya ayrıca serbest çalışan aboneler için de geçerli. Kampanya şartlarına göre en az 6 aylık abone olmanız gerekiyor, neticede aylık maksimum limit 20 € olmak üzere sitedeki başvuru formunu doldurarak kampanyaya katılabiliyorsunuz.  

Bushfire Housing, Avustralya’da gerçekleşen büyük yangınlardan sonra evsiz kalanlar için hazırlanmış bir çözüm. Bir grup insan siteye girerek geçici olarak bir odalarını, yataklarını ya da evlerini yangın mağdurları için kullanıma açıyorlar. Yangın mağdurları da yine aynı site üzerinden ücretsiz olarak bu imkanları buluyorlar. Yardımlaşma kültürü için güzel bir örnek.

Londra’da bulunan Lucky Voice kareoke barı ise pazartesi günleri belirli saatlerinde doktor, hemşire, öğretmen, polis, vs gibi kamu çalışanlarına ücretsiz hizmet veriyor. Önceden rezervasyon yaparak faydalanılan sistem, ekonomik krizin yükünü biraz da olsa üstlenebilmek için kamu çalışanlarına böyle bir jest yapıyor.  

Ücretsiz yazılım, indirim, paylaşım ya da jest, her ne olursa olsun bugünlerde markalar için tüketicilerinin ekonomik krizdeki mağduriyetlerini paylaşmak adına pekçok fırsat var. Bir marka yöneticisi için en temel kavramlardan birisi tüketicileriyle birşeyleri paylaşmaksa, bunun en sempatik yollarından biri, karşılıksız vermek ya da cömertliklerini göstermek olacaktır. Müşterilerinizin sorunlarına duyarlı olun.

Müşterilerinizle duygusal bağ mı kurmak istiyorsunuz? İşte size fırsat…

Vermeye, yardım etmeye, cömertliğinizi göstermeye odaklanın. Bununla ilgili binlerce uygulama geliştirebilirsiniz. Hatta şimdiden benim aklımda en az on tane belirdi…

Sadece Satış Kampanyası mı?

Yazar: Ali BULUT Tarih: 16 Kasım 2006

ali-bulut-satis-kampanyasi

Yılbaşının yaklaşmasıyla vitrinlerde yılbaşı çamlarını görmemize az kaldı. Dolayısıyla da vitrinlerde “% bilmem kaç” yılbaşı indirimlerini ve yılbaşına özel “kredi kartına ekstra bilmem kaç taksit” kampanyalarını görmemize de…

Gazetelere bir bakın onlarca markanın sütun sütun reklamları ve çoğunda da “şu karta şu kadar taksit” ya da “şu kadar bilmemne özel indirimi”…

Birçok insan elbette yılbaşı öncesi bu indirim ve kampanyaların gelmesini bekliyor.

Fakat farkında mısınız acaba aslında pekçok insan da ne zaman indirimli satış yapacağınızla ilgilenmiyor aslında. Onların ilgilendiği şey alışveriş deneyimi içerisinde bir takım duygusal hazlar ve bir takım içsel bağlantılar edinmek. Alışverişi bir keyif aracı olarak yaşayan bu insanlar, aslında içsel bağlantılar yaşamak istiyorlar. Ve kazanacağınız bu kesim, aslında siparişlerinizi büyütüyor, size daha fazla kar getiriyor ve işinizde gerçekten büyümeniz için pazarda devamlılığınızı sağlıyor.

Ve bu ikinci bahsettiğim kesim, en iyi ihtimalle bu tür indirim dönemlerini umursamıyor, ya da en kötü ihtimalle bütün marka ve pazarlama altyapısını bu tür indirim kampanyaları üzerinden yürütmeye çalışan markaları tercih etmiyorlar.

Bu yüzden, hazırlayacağınız pazarlama ve medya planında, özellikle önümüzdeki yılbaşı, sömestr ve sonra da yaz tatili için bu ikinci kesime vereceğiniz mesajı bir kez daha düşünün.

Çünkü onlar da aslında birilerinden bir şey duymak istiyorlar, hem de paha biçilmez (fiyatla ilgisi olmayan) birşeyler…

Gerilla Çalışma Örneği – BBC

Yazar: Ali BULUT Tarih: 25 Ekim 2006

Etkileyici bir “Gerilla” çalışma örneği. Düşük maliyetli ve dikkat çekici bir kampanya. İyi kampanyalar için her zaman büyük bütçeler gerekmiyor, tabii yeterli yaratıcı fikirlere sahipseniz…

İngiltere’de ticari taksilerin yan camlarına bir köşeye “live” etiketi, diğerine “BBC World” logosu konuluyor ve siz dünyayı “BBC World” ekranından canlı yayında izliyorsunuz…

GÜNÜN YAZILIMI

ETİKETLER

ÜYELİK

Bu blog BloggerV.com üyesidir.