Subscribe to Marka Yöneticisi

Sadece Yemek Tarifi Değil!

Yazar: Ali BULUT Tarih: 2 Nisan 2010

Ali-Bulut-Egzotik-Yemek-Kitleri

Son zamanlarda populer blog listeleri arasında yemek tarifi siteleri giderek daha fazla yer alıyor. Hem Türkiye’de hem de dünya genelinde birçok başarılı örnek görmek mümkün…

Benim bugün bahsedeceğim site ise bir adım daha ileriye geçerek, dünya çapında ünlenmiş yöresel lezzetleri size tanıtmakla kalmıyor, aynı zamanda hazırladığı kitler vasıtasıyla, orjinal malzemeler ve orjinal sunum aksesuarlarını da size veriyor. Egzotik yemek kitleri…

Destination Dinners adresinde yer alan sitede Tayland, Kore, Japon, Bangladeş, Amerika, Lübnan vs gibi pekçok ülke mutfağından seçenekleri görebilirsiniz.

Ali-Bulut-Egzotik-Yemek-Kitleri-4

Seçeceğiniz yemek tarifiyle birlikte gereken malzemeleri bir paket halinde site üzerinden sipariş ediyorsunuz. Yöresel baharat, sos ya da malzemeler bu paketin içinde yer alıyor. Ayrıca sizin herhangi bir süpermarketten rahatlıkla bulabileceğiniz malzemelerin de listesi gönderiliyor.

Ali-Bulut-Egzotik-Yemek-Kitleri-2

Son aşamada ise, eğer dilerseniz, sofra düzeni için gereken orjinal sunum aksesuarlarını da yine sipariş edebiliyorsunuz.

Ali-Bulut-Egzotik-Yemek-Kitleri-3

İlgi çekici olduğu kadar aynı zamanda oldukça akıllıca bir iş fikri. Dünya mutfaklarını denemek için illa ki o ülkelere gitmek zorunda değilsiniz. Evde arkadaşlarınıza vereceğiniz bir yemek davetinde farklılık yaratmak istiyorsanız ya da mutfakta vakit geçirmeyi seven biriyseniz, işte tam size göre bir site…

Birileri bu modelin Türkiye versiyonunu yapsa, hiç de fena olmaz aslında…

B2B – Kurumsal Markalaşma

Yazar: Ali BULUT Tarih: 27 Ekim 2009

ali-bulut-B2B---Kurumsal-Markalasma

Bazı firmaların markalaşmalarındaki sır yüzlerce yıllık geçmişlerinden gelen güçken, bazı firmalar içinse dev iletişim bütçeleri ve global kampanyalara yapılan yatırımlarıdır. Peki bir marka yöneticisi olarak, çalıştığımız marka bu ikisine de sahip değilse ne yapacağız?

Öncelikle bu yazıda paylaştığım bilgilerin B2B (business-to-business) yani firmalar arası kurumsal ilişkiler için olduğunu belirteyim. B2C (business-to-consumer) yani son tüketici ilişkilerinden bahsetmeyeceğim…

Yeniden sorumuza gelelim . Yöneticisi olduğumuz B2B marka için nereden başlamalı, nasıl bir yol izlemeliyiz? Bir yandan ekonomik krizlerle boğuşan pazardaki günlük değişimler, bir yandan tahsilat risklerinin maksimuma ulaşması, bir yandan da globalleşme ile birlikte çetinleşen rekabet ortamı…

Kafamdakileri birkaç madde halinde özetleyeceğim:

1-      PLANLI OLUN: Öncelikle elinizde bir plan olmalı. Kulağa çok basit geliyor olabilir, ama emin olun göründüğü kadar basit değil. Uzun uzun ve akıllıca düşünmelisiniz. Düşünmek oldukça çetin bir süreçtir, fakat bu sürecin sonunda, markanızın bir gün yeterince büyüdüğünde gelmesini istediğiniz yeri ve olmasını istediğiniz halini net olarak tanımlamalısınız. Bunun için içgörü, objektiflik, zaman ve herşeyden önemlisi vizyon gereklidir. Gerekli vizyonu sağlamak için isterseniz dışardan bir danışmanla da çalışabilirsiniz ama zaman konusunda kaçmanız mümkün değil. İyi bir plan için bizzat sizin zaman ayırmanız şart. Şu detaylara da dikkat etmekte fayda var:

  • Markanızı özetleyen bir giriş cümlesi hem markanızın özünü daha anlaşılır kılacaktır, hem de dolayısıyla şirketinizin.
  • Markanızın bugün dışardan nasıl göründüğüne dair müşterilerinizin, çalışanlarınızın, ortaklarınızın görüşlerinden oluşan objektif bir analize yer verin. Mümkünse bir de swot analizi yapın.
  • Bundan 3-4 sene sonrası için markanızın nasıl algılandığına dair hayali bir konsept hazırlayın. Varmak istediğiniz noktanın, sizin için önem taşıyan değerlerin tümünü içeriyor olmasına dikkat edin.
  • Şimdi de bu ikisinin arasındaki boşluğu kapatacak sağlam bir köprü yapmaya geldi sıra. Yani plana..

2-      SÜREKLİ OLUN: Bir planınız varsa, hiç beklemeden hemen uygulamaya geçin.  Planınızdaki ilk birkaç aşamayla başlayın, bu arada süreç içerisinde geride kalan diğer aşamaları da gözden geçirirsiniz. Fakat planın uygulanması aşamasında sürekliliği sağlamak zorundasınız. Her ne kadar küçük detaylar büyük sonuçlar doğuruyor olsa da, sürekliliğinizi koruyabilmek adına bazen küçük detayları görmezden gelmeyi de bilin. Şu 3 noktaya dikkat:

  • Hemen aksiyona geçin.
  • Hareketinizin devamlılığını sağlayın. Süreklilik, markanız için güçlü bir momentum sağlar.
  • Düşüncelerinizi çalışanlarla paylaşın. Plana dahil olmalarını sağlayın. Her biri birer misyonere dönüşürse, şirket genelinde plan süresince motivasyon riskleriniz azalacaktır.

3-      TUTARLI OLUN: Mesela yarın sabah bir satış toplantısına katılacaksınız. Orada ne söyleyeceğinizi biliyor musunuz? Planınıza dönün, temel konseptlere odaklanın. Özellikle merkezden dışa doğru destekleyen argumanlarınızı sunun. Bunun için küçük not kağıtları hazırlayın kendinize. Ayrıca burada bahsettiğiniz konseptlere ve argumanlara daha sonra web sitenizde, basın bültenlerinizde de yer verin. Bunlar zamanla gelişecek ve değişecek de olsa,  değişimin yönü zaten planınızdaki doğrultu olacağı için, siz bir sonraki adıma da hazırsınız. Süreklilik ve tutarlılık çok önemli.

4-      SATIŞLARI EN SON DÜŞÜNÜN.. YA DA İLK: Öncelikle markanızı pazarlayın. Yeni projenizi veya yeni ürününüzü değil. Pek çok üst düzey yöneticiden yıllardır şunu duyarım: “Markalaşma için şu anda yeterince zamanımız yok” ya da “markalaşma için şu an yeterince bütçemiz yok”… Satışlar ve karlılık üzerine o kadar odaklanmışlardır ki, çemberin dışını göremezler.

Evet, B2B kanalda satış gerçekten oldukça önemlidir.  Marka imajınızın yansıtılmasında çok zaman ilk aşama bu satış görüşmeleridir. Telefonda, yüz yüze ya da geniş bir toplantıda… Potansiyel müşterileriniz markanızla ilgili ilk intibalarını bu esnada edinirler. O yüzden plan sürecinde, bununla ilgili ciddi bir hazırlık yapmış olmalısınız. Zira, ilk izlenim geri alınamaz bir süreçtir.

Satış ekibinizin de, markanızın imajını sizin kadar önemsemelerini sağlayın. Hatta oturup, satış ekibinizin müşterilere neler söyleyeceğini, nerede buluşacağını, neler yapacaklarını ve tüm bunların müşteriniz üzerinde nasıl bir etki yaratacağına kafa yorun. Ve sonra da, bu satış görüşmesinin nasıl kapatılacağına… Unutmayın, güçlü bir marka sizin adınıza kendini satar, ve her buradan gelen her satışla birlikte markanız daha da güçlenir

5-      RİSK ALMIYORSANIZ, ERKEN YOL ALIN: 20 yıl çalışmış ve hiç birikim yapamamış bir adamın, 1 yıl sonra emekli olmayı düşünüyorum demesi ne kadar akıldan uzaksa, markalaşma süreci için şu an yeterince bütçem yok, ben en iyisi markalaşmayı gelecek seneye bırakayım demek de o kadar akıldan uzak. Markanız için yapacağınız yatırımda geciktiğiniz her gün aldığınız risk de giderek büyüyor, gelecekteki yatırım maliyetiniz de.  Ne kadar erken hareket ederseniz, atacağınız küçük adımlar gelecekteki büyük adımlara eşdeğer olacaktır.  O yüzden daha şirketin kuruluş aşamasında, henüz markanın yaratılış aşamasında bir stratejiniz olmalı, ve buradan beslenen bir planınız olmalı. Aksi durumda, pazarda markanızla ilgili boşluklar kendiliğinden doldurulacaktır ve siz bu oluşmuş imajı değiştirmek için gelecekte çok daha fazla yatırım yapmak zorunda kalacaksınız.

Sonuç olarak, kendi kendini satan bir marka yaratmak çok da zor değil. Sadece markanızı pazarlamaya odaklanmalı ve yukardaki listeyi unutmamak için bir kopyasını çalışma masanızın bir kenarına iliştirmelisiniz.

Freelancer Kendisini Nasıl Pazarlamalı?

Yazar: Ali BULUT Tarih: 29 Mayıs 2009

ali-bulut-freelancer-kendisini-nasil-pazarlar

Başlığa sığmayacağı için “Serbest zamanlı çalışan” demek yerine mecburen İngilizce karşılığı olan “Freelancer” kelimesini kullandım. Gerçi günlük konuşma dilimizde pek çok yeni nesil kavram gibi bu da İngilizce olarak yerini aldı. Ama yine de Türkçe karşılığı olduğu müddetçe mümkün mertebe Türkçe kavramlarla yazmayı tercih ediyorum. Bunu hem etik nedenlerle yapıyorum, hem de geçenlerde resmi bir görüşmede farkettiğim hatta farkettirildiğim(!), sürekli olarak İngilizce kavramları kullanma kolaylığına kaçıyor olmamın da etkisi büyük. En azından yazarken yeterince zaman sahibi olduğumdan bu konuda hassasiyet gösteriyorum.

Bir önceki yazımda, serbest zamanlı çalışanların internet üzerinden kullanabileceği faydalı araçların listesi vardı.

Bugün de serbest zamanlı bir çalışan (freelancer) kendisini nasıl pazarlamalı, çevresini ve iş ağını nasıl genişletmeli, doğru ve etkili bir iletişim için neler yapmalı gibi konularda bazı önerilerileri yazacağım. Aslında aşağıdaki liste bir süredir bu konuda okuduğum bir çok yabancı blogdan aklımda kalanlar ve üzerine benim eklediklerimden oluşuyor. Tabii ki bunların tümünü birarada yapmalısınız demiyorum, her birini başlıbaşına ayrı bir seçenek gibi düşünmek lazım:

  1. Blog yazın
  2. Sitenizin SEO çalışmasını unutmayın
  3. İşinizle ilgili bir e-kitap hazırlayın ve blogunuzdan ücretsiz dağıtın
  4. Etkileyici ve dikkat çekici bir kartvizitiniz olsun
  5. Bölgenizdeki iş-ticaret kuruluş ve birliklerinin organizasyonlarına katılın
  6. Bölgenizdeki meetup ya da likemind toplantılarına katılın
  7. İnternetteki sosyal ağları kullanın, özellikle linkedin‘de profil oluşturun
  8. Yaptığınız çalışmaların bir kısmını blogunuzda online olarak paylaşın
  9. Yaptığınız çalışmaların bir kısmını sosyal ağlarda paylaşın
  10. Bir viral fikri geliştirin ve birlikte hayata geçirebileceğiniz insanlara ulaşın
  11. Bazı dergi veya popüler bloglara, onlar için bir yazı hazırlamayı teklif edin
  12. Farklı alanlardaki diğer serbest zamanlı çalışanlarla birlikte işbirlikleri geliştirin
  13. Sosyal ağlarda ya da tanışma toplantılarında özellikle esas hizmet alanınızı net bir şekilde belirtin
  14. Sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarında gönüllü olarak yer almaya çalışın
  15. Ön danışmanlık ya da ihtiyaçların belirlenmesi gibi hizmetlerinizden bir bölümü ücretsiz olarak sunun
  16. Bir başkası tarafından verilen bir hizmete, promosyon olarak sizin hizmetinizi ekleyin
  17. Verdiğiniz hizmete, promosyon olarak başkalarının hizmetlerini ekleyin
  18. Farklı büyüklükte hizmet paketleri hazırlayın ve duyurun
  19. İlk zamanlar barter yapmaktan kaçınmayın
  20. Rehber siteler ve basılı rehberlerde yer alın
  21. Diğer bloglar ve sitelerdeki ilgili yazılara yorum yazın
  22. Katıldığınız bir konferans ya da organizasyonda, katılımcılara küçük promosyonlar hediye edin
  23. Hizmetinizle direk olarak ilgilenecek, ilk seviyede muhattap firmalarla temas kurun
  24. Eski müşterilerinizle düzenli iletişimi sürdürün
  25. Eski müşterilerinizden sizinle ilgili müşteri deneyimlerini yazılı olarak paylaşmasını isteyin
  26. Kendinizi bir firma gibi konumlandırın, bireysel olarak da olsa girdi-süreç-çıktı döngüsüne sahipsiniz.
  27. Diğer alanlarda serbest zamanlı çalışan başkalarıyla birleşerek ortak tanıtım materyalleri hazırlayabilirsiniz
  28. Müşterilerinize, sizi önerecekleri ve kazanacağınız her yeni müşteri için indirim ya da ayrıcalık verin
  29. Her büyük projeden sonra müşterinizle birlikte bir kutlama yapın
  30. Her proje başlangıcında müşterinize bir iş planı ve süreç içerisinde karşılıklı rol ve sorumluluklarınızı net olarak ifade eden bir akış diyagramı sunun. Hem kendinizi disiplinize edersiniz, hem de ilerde olası sorunlarda müşterinizle gereksiz polemiklerden uzak durmuş olursunuz.

Freelance Çalışanlar İçin 35 Online Araç

Yazar: Ali BULUT Tarih: 28 Mayıs 2009

ali-bulut-freelance-icin-online-araclar

Günümüzde giderek yaygınlaşan “Freelance” (serbest çalışma) kültürü, bir yandan kendi evimizde olmanın rahatlığını diğer yandan kendi zamanımızı planlama özgürlüğünü sağladığı için özellikle tercih edilmekte. Blog yazarları, animasyoncular, tasarımcılar, pazarlama danışmanları, stratejistler, metin yazarları, web tasarımcıları, müzisyenler, fotoğrafçılar gibi pek çok meslekten örneğe rastlanabiliyor.

Bir kuruma ve kurum şartlarına bağlı olmamanın getirdiği özgürlük, serbest çalışanlar için yeteneklerini daha da geliştirebilecekleri bir ortam sağlarken, bir yandan da dış dünyayla daha irtibatlı olarak bakış açısı derinliği sağlıyor. Böylelikle hizmet verdikleri firma ya da markalar için de aslında çok daha faydalı oluyorlar.

Tabii ki serbest çalışmak dışardan göründüğü kadar kolay değil. Özellikle kendi kendini motive etme konusunda zayıf, disiplinli ve planlı çalışma alışkanlığı olmayan, hedef koyma ve hedefe ulaşma sürecinde yetersiz kalacağınızı düşünüyorsanız en baştan vazgeçin.

Kendisi de “freelance” (serbest) olarak yazarlık yapan Ritu B.Pant, kariyerlerine evden çalışarak devam edenler için faydalı olabilecek uygulamaları  Freelancefolder ‘da bir liste halinde yayınlamış. Bu ve benzeri uygulamalar etkili kullanıldığında size planlama, yönetim, finansal hizmetler, iletişim gibi pekçok konuda  yardımcı olacak ve hayatınızı kolaylaştıracaktır.

  1. Bubble.us : Beyin fırtınası aracı. Baloncuklar içinde “Mindmap” (kavram haritası) oluşturmak ve daha sonra resim dosyası olarak kaydetmenize yarar.
  2. Relenta : Kontaklarınızı, e-postalarınızı, dökümanlarınızı ve diğer aktivitelerinizi yönetmenize yardım eder.
  3. Wridea : Fikir üretme ve düzenleme servisi. Yazarlar için çeşitli beyin fırtınası araçlarından oluşan sistem.
  4. Slideshare : Online olarak sunum oluşturabilir ve internet üzerinden herkesle paylaşabilirsiniz.
  5. Toodledo : Web tabanlı yapılacak işler listesi.
  6. Mint : Kullanımı çok basit, kişisel harcamalarınızı ve yaptığınız işle ilgili finansal süreçleri takip etmek için ideal bir araç.
  7. eFax : Faks her ne kadar modası geçmiş bir iletişim aracı olsa da, pek çok müşteriniz hala faks kullanıyor olabilir.
  8. Webnote : Web tarayıcınız üzerinden hızlı şekilde not almanızı sağlar. Özellikle kendi bilgisayarınızda olmadığınız zamanlarda site üzerinden not alabilir, kaydeder ve sonra eve geldiğinizde kaydettiğiniz notlarınızı açabilirsiniz.
  9. Box : Müşterileriniz ve arkadaşlarınızla dosyalarınızı paylaşmak için kullanabileceğiniz, son derece basit ama etkili bir online depo.
  10. ReadBag : Bağlantıları kaydetmenize ve işaretlemenize, böyelikle  daha sonra kolaylıkla tarayıcınızdan veya e-postanızdan ulaşmanızı sağlayan faydalı bir sistem.
  11. Stock.xchng : Ücretsiz olarak, blog ya da siteniz için görseller bulabileceğiniz bir site.
  12. YouSendIt : Müşterilerinize 2GB büyüklüğe kadar olan dosya veya klasörleri kolaylıkla göndermenizi sağlar.
  13. WordFast : MS Word tarafından desteklenen tüm dillerde tercüme işlemleri yapar.
  14. FaxZero : ABD ve Kanada’ya ücretsiz faks gönderebilirsiniz.
  15. Copyright : US copyright (telif) hakkında bilmek isteyeceğiniz herşey.
  16. RSS2PDF : RSS beslemelerinizi PDF olarak kaydetmenizi sağlar. Böylelikle çevrimdışıyken de okuyabilirsiniz.
  17. CentralDesktop : Müşterileriniz ve çalışma arkadaşlarınızla, ortak bir alanda iletişim kurmanızı ve dosyalarınızı paylaşmanızı sağlar.
  18. FlightStats : Uçuşlar ve rötarlarla ilgili son güncel bilgilere ulaşabilirsiniz.
  19. SiteKreator : Hızlı site oluşturma aracı. Tek yapmanız gereken içeriği hazırlamak.
  20. InstaCalc : Web tabanlı, excel sayfaları da dahil, birim dönüştürme ve programlama komutları kullanabileceğiniz bir hesap makinesi.
  21. BlinkSale : Online fatura kesmenizi ve müşterilerinize e-posta ile ulaştırmanızı sağlar. (Henüz Türkiye’de gerekli hukuki alt yapı olmadığı için bu servis yasal değildir)
  22. Skim : Bir PDF dosyası okurken, direk içine notlar almanızı sağlar.
  23. Icebrrg : Online form hazırlama aracı.
  24. ConceptShare : Müşterilerinize online olarak tasarımınızı göstermenizi ve geribildirimlerini almanızı sağlar.
  25. GoToMeeting : Müşteriler ya da çalışma arkadaşlarınızla online toplantılar yapabilirsiniz.
  26. ali-bulut-freelance-icin-online-araclar-3

  27. Wufoo : Online form oluşturmak için diğer bir araç.
  28. Escrow : Müşterinizle aranızdaki ödeme işlemini, iki taraflı garanti altına almak için kullanılabilecek faydalı bir araç.
  29. XE : En güncel döviz kurları üzerinden çevrim işlemini yapar.
  30. ProjectStat.us : Müşterinize özel verdiğiniz bir şifreyle, site üzerinden sizin projenin hangi aşamasında olduğunuzu görmesini sağlar.
  31. CreativeCommons : Ücretsiz olarak yaratıcı çalışmanızı çalınmaya karşı koruma altına alabilirsiniz. Sizin belirleyeceğiniz yetkiler dahilinde çalışmanız paylaşılabilir, kopyalanabilir kulanılabilir.  Bir çeşit online telif koruma aracı.
  32. ProofHQ : PDF, PSD, JPG, Word, Powerpoint ve web siteleri üzerinde açıklama notları yerleştirebileceğiniz bir araç .
  33. ProposalKit : Online olarak kullanabileceğiniz bir sözleşme ve kontrat aracı.
  34. SlimTimer : Bir proje üzerinde ne kadar zaman harcadığınızı online olarak ölçüp, isterseniz faturalama aşamasında da kulanabileceğiniz ve otomatik olarak müşterinize ileten bir araç.
  35. SpotRunner : TV ya da radyo reklam kampanyası yapmayı düşünüyorsanız bu siteye bakmalısınız.
  36. MonkeyOn : Başkaları tarafından yapılmasını istediğiniz iş listeleri oluşturabilirsiniz.
  37. ali-bulut-freelance-icin-online-araclar-2

Bonus – Abone Olmanız Gereken 5 Blog

Eğer serbest çalışıyor ya da serbest çalışmayı düşünüyorsanız, faydalı ipuçları ve ilham alabileceğiniz şu beş bloga abone olun:

  1. Freelance Folder : Serbest zamanlı çalışanlara yardımcı olmak için hazırlanan en iyi bloglardan birisi.
  2. Skelliewag : Skellie tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir. Tutkunuzu paraya dönüştürmek istiyorsanız, bu blog tam da sizin için.
  3. Freelance Switch : Serbest zamanlı çalışanlar için yazılan blogların atası olarak gösteriliyor. Eskilerin deneyimlerinden faydalanmak ve bir yandan da yeni ipuçları arıyorsanız bu blog da sizin için.
  4. 43 Folders : Merlin Mann tarafından 2004’te yayınlanmaya başladı. En yaratıcı çalışmanızı yapmanız için size gereken zamanı yaratmayı ve yöntemlerini anlatıyor.
  5. MenWithPens : Yazarlar için hazırlanmış en iyi ikinci blog olarak gösteriliyor. MenWithPens serbest zamanlı yazarlık kariyerinizde bir seviye yukarı çıkmanız için gereken ipuçlarını anlatıyor.

Listenin bulunduğu orjinal yazı –şurada

Küçük İşlerden Para Kazanın

Yazar: Ali BULUT Tarih: 3 Mayıs 2009

ali-bulut-para-kazanYarı zamanlı ya da tam zamanlı olsun, iş aramak ve iş başvuruları yapmak için Monster.com, Kariyer.net, Yenibiris.com, Secretcv.com vs gibi yüzlerce web sitesi var. Fakat bunların pekçoğunda, sürekli olmayan küçük işler yer almaz. Yani tam zamanlı ya da yarı zamanlı olarak birini işe almanızı gerektirmeyecek işlere küçük işler diyoruz. Bu tür kısa dönemli küçük işlerle, bunları yapacak nitelikli çalışanları bir araya getiren bir site: Shorttask

Şu anda beta sürecinde olan Shorttask, evden yapılabilecek küçük işlerin duyurulduğu ve bunları online olarak site üzerinden alabileceğiniz bir komünite. Örneğin bir ses ya da video dosyasının yazılı dökümünün çıkarılması, fotoğraflardaki nesnelerin tarifi, belirli konularda içerik hazırlanması vs… (İngilizcesine güvenenlere tavsiye ederim)

Her işin karşılığı olan ücret miktarını o anda siteden görüyorsunuz. Seçtiğiniz işleri alıyorsunuz. Daha sonra işin tamamlanması ve ilan verenin işi onaylaması ile birlikte, site tarafından, ilanı verenin Paypal hesabından sizin Paypal hesabınıza ödeme yapılıyor. (Bu arada Paypal, Türkiye’de faaliyete başladı)

Shorttask bu aşamada yapılan ödemeden %10 komisyon alıyor. Şu anda sitede 50 binin üzerinde listelenmiş iş var. Ücretlere gelirsek:

  • Amazon.com’da belirli bir konunun bulunması ve o konuya yorum yazılması:  1 dolar,
  • Bir forum üzerinde belirli bir konuda soru yazmak: 0,15 dolar,
  • Bir videonun yazı dökümünün çıkarılması: 5 dolar,
  • Bir telekonferansın yazı dökümünün çıkarılması: 10 dolar,
  • Blogunuzda özel bir markayla ilgili yazı yazmak: 2,50 dolar gibi rakamlar sözkonusu.

Daha önceden bildiğimiz Mechanical Turk sitesi de buna benzer bir çalışma şekliyle küçük işleri listeliyor. Fakat Shorttask’ın farkı, yapılacak işlerin çok daha esnek çözümlerle tamamlanabiliyor olması. Mechanical Turk sitesinden bazı örneklere bakarsak:

  • İstenen bir siteye yorum yazmak: 2,6o dolar
  • 400 kelimelik bir makale yazmak: 2,50 dolar
  • Bulunduğunuz şehirde en az 4 km ve 10 özel isim (işyeri,metro,park vs) barındıracak bir yürüyüş güzergahı göstermek: 1,50 dolar
  • Restoran yorumu yazmak: 2,77 dolar

Boş zamanlarını değerlendirmek isteyenler ya da çalışmadığı için bolca boş zamanı olanlar bunun gibi  küçük işlerden küçük de olsa para kazanabilir.

Marka Yöneticileri için de, küçük görevleri “outsource” edebilecekleri ve dünyanın her yerinden insanlara ulaşabilecekleri bu platformları çekmecede bulundurmakta fayda var.

GÜNÜN YAZILIMI

ETİKETLER

ÜYELİK

Bu blog BloggerV.com üyesidir.