Subscribe to Marka Yöneticisi

Profesyonel Perakende Yöneticileri

Yazar: Ali BULUT Tarih: 11 Temmuz 2010

ali-bulut-proper-profesyonel-perakende-yoneticileri

Özellikle perakende sektöründe çalışan ya da bu sektörle bir şekilde iş ilişkisinde olan okuyucularım için bugün bir grup tanıtımı yapmak istiyorum.

Mayıs ayında, Altınbaş Mücevher CEO’su Sayın Ali Bulut (evet, bir isim benzerliğimiz var) tarafından kurulan,  birkaç ay içerisinde Linkedin üzerinde perakende sektörü yöneticilerinden oluşan 400’den fazla üye sayısına ulaşmış bir grup.

Bununla birlikte, her ne kadar  halen yurtdışında olduğum için katılamasam da, Haziran ayında ilk fiziksel buluşmalarını İstanbul’da gerçekleştiren grup üyeleri, diyalog ve işbirliğini gerçek hayata da taşımış oldular.

PROPER – Profesyonel Perakende Yöneticileri linki üzerinden grup profiline ulaşabilir ve grup içinde yer alan son derece güncel ve faydalı tartışmalara sizde katılabilirsiniz. Tabii bunun için öncelikle Linkedin üyeliğinizin olması gerekiyor. Aynı zamanda Linkedin‘de  “Group Manager” olarak görevli olduğum için PROPER grubumuzla ilgili her türlü soru veya önerilerinizi bana da iletebilirsiniz.

Son olarak , Sayın Ali Bulut tarafından kaleme alınmış grup tanıtım yazısını aşağıda sizlerle paylaşıyorum:

Piyasaların evrimi, üretici ile son tüketici arasındaki mesafeyi her geçen gün daha da kısaltmakta ve perakende sektörünün önemi giderek artmaktadır. Bugün tüm markalar tüketici deneyimine odaklanmakta ve bu konuda farklılaşmaya çalışmaktadır.

Ülkemizde AVM yatırımlarına paralel olarak son yıllarda ivmelenen organize perakende sektörünün pazar payı da hızla artmaktadır.

Bu süreçte insan faktörünü etkin olarak kullanmak rekabette avantaj sağlamanın da anahtarıdır.

Henüz çok genç olan ülkemiz organize perakende sektöründe; gerek halen yetersiz olan insan ve yönetim kaynaklarının geliştirilmesi ve gerekse çağdaş perakende dünyasındaki yeniliklerden haberdar olunarak yaşama geçirilmesi açısından; sektör yöneticileri arasında profesyonel bir diyalog, paylaşım ve işbirliği ortamına gerek vardır.

PROPER; Perakende sektörünün Genel Yönetim, Finans, Tedarik Zinciri, Ürün Yönetimi, Görsel Mağazacılık, Satış, Pazarlama, e-ticaret, Franchising, Bilişim, İnsan Kaynakları yöneticilerinin yanısıra sektöre hizmet veren kuruluşların yöneticilerine de açık bir profesyonel paylaşım grubudur.

Linkedindeki diger perakende gruplarından farkı, kapsama alanını Türk Perekende Sektörü ile sınırlamasıdır.

Amacı, diyalog ve işbirliğini internet ortamıyla sınırlı tutmayıp, zaman zaman gerçekleştirilecek fiziksel buluşmalarla da desteklemektir.

Grubumuz perakende sektöründe halen kariyer yapan, ya da yapmayı planlayan her düzeyde profesyonele açıktır.

Türk Perakende Profesyonellerini hedeflediği için grubun asıl yazışma dili Türkçe olarak seçilmiştir. Ancak yabancı katılımcılardan gelecek İngilizce mesajlara da açık olacağız.

Gruba katılacak tüm arkadaşların gönüllü çalışmalarına ihtiyacımız olduğunu da özellikle belirtmekte fayda var. Katkıda bulunmak isteyenler, profesyonel ağlarında duyurarak gruba yeni üye akışı sağlayarak işe başlayabilirler.

Katılımınız ve destekleriniz için teşekkürler.

Ali Bulut

Tamamen Kişisel

Yazar: Ali BULUT Tarih: 14 Ekim 2009

Daha önce Frienfeed ve Twitter üzerinden, iş nedeniyle bir süreliğine Moskova’ya yerleşmek üzere olduğumu duyurmuştum. Zaman hızla akmış ve yaklaşık 2 aydır Moskova’dayım. Bu süre içerisinde yazmaya ve online olmaya pek vakit bulamasam da, konu olarak bir hayli birikmiş durumdayım. Önümüzdeki günlerde, gözlemlerimi ve düşüncelerimi sırasıyla paylaşmayı planlıyorum…

Bu yoğun geçiş sürecinin sancıları içerisinde bir de sevgili babamızı kaybetmenin acısını yaşadık. Genelde burada kişisel hayatımdan bu denli bahsetmezdim ama sanırım bir yandan yeni bir coğrafyada olmanın melankolisi, bir yandan 30’lu yaşlarda ilerliyor olmanın etkisi ile insan daha fazlasını paylaşmayı istiyor. Başsağlığı mesajları için tüm dostlara tekrar teşekkür ediyorum. Merhum babamız Allah’ın rahmetine kavuştu, Allah size ve dostlarınıza uzun ömürler versin…

Geçtiğimiz bu 2 aylık süreçte maillerine cevap yazamadığım arkadaşlarım da kusuruma bakmasınlar. Önümüzdeki günlerde tekrar hem Frienfeed, hem Twitter hem de markayoneticisi.com üzerinden sizlerle eskisi gibi aktif bir şekilde beraber olacağız. Mailleriniz, mesajlarınız ve yorumlarınızla sizlerden gelecek katkılarla, pazarı ve yenilikleri yorumlamaya devam edeceğiz…

Son olarak, yine bu sitede hiç yapmadığım birşeyi yapacağım. Çok sevdiğim ve on yılı aşkın süredir hala ezberimde kalmış bu şiiri bugünümün anısına burada okumak istiyorum…. (Yanlış hatırlamıyorsam “Eskimo Şiirleri” ‘nde yayınlanmıştı)

Yeniden dönüyorum türküme
Sabırla okuyorum baştan sona
Buzdaki balık deliklerinin başında
Akıntıya karşı balık tutarken
Zehir zıkkım rüzgarın altında
Ayakta dura dura üşüyorum…
Ve eve dönüp diyorum ki;
Bütün kabahat balıklarda
Akıntıya karşı yüzüp gelemediler…

11 İnovasyon Önerisi

Yazar: Ali BULUT Tarih: 24 Temmuz 2009

Sizlerden zaman zaman özel mesajlar geliyor. Bu yolla sizlerle tanışıyor ve birbirimizi daha iyi tanıyoruz. Gönderilen bu mesajların arasında destek mesajları, beğeni mesajları ve bir miktar da “benim bir fikrim var” mesajları oluyor. İşte bu son gruptaki mesajların içinden, özellikle yeni önerileri seçerek, yine sizlerle de paylaşmak istedim. Mantıklı olup olmadıklarına bakmadan, yargılamadan yorumsuz şekilde size sunuyorum.

Yorum yine sizin…

  1. Anti-Çağrı Merkezi ismiyle bir hizmet geliştirilmeli. Müşteriler bu servis ile parasını ödeyerek, daha önceden sesli olarak kaydettikleri şikayetlerini, istedikleri şirketin çağrı merkezini arama bombardımanına tutarak ulaştırabilsin. Muhtemelen şirket bu şikayetinizi kolaylıkla çözecektir, çünkü arama bombardımanınız sonucu zaten kimse kendilerine ulaşamaz olacaktır.
  2. Amator-lig-.com tarzında bir site açılmalı. Amatör spor liglerinden gollerin video olarak paylaşılacağı bir sosyal paylaşım sitesi olmalı. Hatta yerel ve küçük takımlardan ya da halı saha maçlarından gol görüntülerini kullanıcılar yükleyerek birbiriyle paylaşmalı. Haftanın golü vs gibi uygulamalar da olabilir.
  3. Cep telefonlarında melodi kişiselleştirme gibi, titreşim kişiselleştirme özelliği de olmalı. Rehberimize kayıtlı bazı kişiler için farklı titreşim şekilleri ayarlarsak, telefonumuz titreşimdeyken bile cebimizden hiç çıkarmadan kimin aradığını kolaylıkla anlarız.
  4. D&R gibi mağazalarda kablosuz müzik kulaklıkları olmalı. Böylece yeni CD’lerden müzik denerken, bir yandan da kitap rafları arasında dolaşabiliriz.
  5. Yeni gelen sigara yasağından sonra, insanlar daha çok dışarıda sigara içer hale gelecek. Bu da sokaklarda ve kent meydanlarında daha fazla izmarit olacak demektir. Kanun çıkararak, sigara firmalarının sokaklardaki sigara izmaritlerini toplamayla ilgili ekipler kurmaları sağlanmalı.
  6. TV, Müzik seti gibi evdeki elektronik aletlerin Stand-By konumundayken de elektrik tükettiğini artık hepimiz biliyoruz. O halde üretim ve tasarım aşamasında yeni modellerde, 30 dk boyunca Stand-By konumunda kalınca otomatik olarak gücü kapatmasını sağlayacak düzenleme yapılmalı. Muazzam bir enerji tasarrufu olacaktır.
  7. İçinde hazır sıcak içecek, küçük bir polar battaniye ve bir miktar yiyecekten oluşan paketlerin olduğu vending makineleri (bozuk para atılarak alışveriş yapılan otomatlar) hazırlanmalı. Belediyeler tarafından özellikle insanların sokaklarda yaşadığı yerlere yakın güzergahlarda kurulmalı. Böylelikle bizden para isteyen bir evsize, içkisi için para vermek yerine, kendimiz otomattan gerekli şeyleri satın alarak onlara verebiliriz.
  8. Kayip-esya.com tarzı bir web sitesi olmalı. Herkes yolda sokakta bulduğu şeyleri orada ilan eder. Hatta otobüste uçakta vs unutulan eşyalarda orada yayınlanır. Bir şey kaybetmiş olanların ise ilk bakacakları yer olur.
  9. Polis için acil aramalarda 155’i kullanıyoruz. Bununla birlikte bazı durumlarda, özellikle konuşamayacağınız ortamlarda polisi aramak zorunda kalırsanız kullanılmak üzere, polis acil SMS sistemi olmalı. Cep telefonumuzdan çok acil bir durumda, polise direk olarak mesaj atabilmeliyiz
  10. ATM kartlarımıza 2 adet şifre tanımlanmalı. Birincisi normal şifre. İkincisi de yine çalışan bir şifre ama ATM üzerinden direk polise haber veren bir şifre. Örneğin sokakta gaspa uğruyorsunuz, zorla şifrenizi istediler, siz ikinci şifreyi veriyorsunuz. Böylece suçlular ATM’den daha parayı çekerken içerideki güvenlik elemanı ve polis merkezi anında haberdar oluyor.
  11. Pringles kutuları akerdeon gibi katlanabilen şekilde yapılmalı. Eskiden katlanan bardaklar vardı bu şekilde. Böylelikle kutudaki cips eksildikçe siz kutunun yüksekliğini azaltırsınız, hem yerken pratik olur hem de hepsini yediğinizde geriye kalan çöp hacmi de oldukça az olacaktır.

(Yukarda yer alan işaretler ffffound.com‘dan alınmıştır)

Trend Raporu – Haziran 2009

Yazar: Ali BULUT Tarih: 1 Haziran 2009

ali-bulut-trend-report

Trendwatching.com’da 2009 Haziran ayı trend raporu birkaç gün önce yayınlandı.

“Foreverism” ismiyle yayınlanan raporda bazı ilgi çeken alt başlıklar şöyle:

Forever Presence: İnsanlar bugüne kadar hiç olmadığı seviyede birbirleriyle etkileşim halinde. Etraflarındaki herşey ve herkesle, bir şekilde ortak platformlar geliştirip sürekli bir etkileşimdeler.

Forever Findable, Forever Following: Çeşitli sosyal ağlar ile hem sürekli ulaşılabilir kalıyor, hem de sürekli takip ediyorlar. Buna bir de Google Latitude gibi lokasyon bazlı hizmetler dahil edilince, tam olarak nerede ne yaptığınız dahi takip edilir oluyor. Bir çok insanın düşündüğünün aksine, bunu yapanlar özel hayat vs anlamında bir kaygı duymuyorlar. 21. yüzyıl fenomenlerinden biri zaten maksimum şeffaflık değil mi?

Forever Conversing: Büyük markalar da dahil olmak üzere, herkes diyalogun içinde. Sosyal ağlardaki faaliyetlerdeki artışı farkeden markalar, giderek sosyal medyayı daha fazla kullanıyor.

Forever Beta (The Process is the Product): Bizzat ürünün yaratılma süreci gerçek ürün haline geldi. İnsanlar bu sürecin içerisinde yer almak istiyor. Markalar da bunu farkettiği için ve daha az risk almak için (daha az risk konusunu önceki yazılarımızda da konuşmuştuk) yeni ürün ve hizmetlerini BETA olarak piyasaya sürüyor. Beta süreci hiç tamamlanmayan, gelişimini hiç durdurmayan, nihai hale getirilmemiş ve her gün yeni özellikler eklenen pekçok ürün var.

Trendler nereye gidiyor ve hayatımız nasıl değişiyor, bunları görmek için raporun tamamını şuradan okuyabilirsiniz.

Freelancer Kendisini Nasıl Pazarlamalı?

Yazar: Ali BULUT Tarih: 29 Mayıs 2009

ali-bulut-freelancer-kendisini-nasil-pazarlar

Başlığa sığmayacağı için “Serbest zamanlı çalışan” demek yerine mecburen İngilizce karşılığı olan “Freelancer” kelimesini kullandım. Gerçi günlük konuşma dilimizde pek çok yeni nesil kavram gibi bu da İngilizce olarak yerini aldı. Ama yine de Türkçe karşılığı olduğu müddetçe mümkün mertebe Türkçe kavramlarla yazmayı tercih ediyorum. Bunu hem etik nedenlerle yapıyorum, hem de geçenlerde resmi bir görüşmede farkettiğim hatta farkettirildiğim(!), sürekli olarak İngilizce kavramları kullanma kolaylığına kaçıyor olmamın da etkisi büyük. En azından yazarken yeterince zaman sahibi olduğumdan bu konuda hassasiyet gösteriyorum.

Bir önceki yazımda, serbest zamanlı çalışanların internet üzerinden kullanabileceği faydalı araçların listesi vardı.

Bugün de serbest zamanlı bir çalışan (freelancer) kendisini nasıl pazarlamalı, çevresini ve iş ağını nasıl genişletmeli, doğru ve etkili bir iletişim için neler yapmalı gibi konularda bazı önerilerileri yazacağım. Aslında aşağıdaki liste bir süredir bu konuda okuduğum bir çok yabancı blogdan aklımda kalanlar ve üzerine benim eklediklerimden oluşuyor. Tabii ki bunların tümünü birarada yapmalısınız demiyorum, her birini başlıbaşına ayrı bir seçenek gibi düşünmek lazım:

  1. Blog yazın
  2. Sitenizin SEO çalışmasını unutmayın
  3. İşinizle ilgili bir e-kitap hazırlayın ve blogunuzdan ücretsiz dağıtın
  4. Etkileyici ve dikkat çekici bir kartvizitiniz olsun
  5. Bölgenizdeki iş-ticaret kuruluş ve birliklerinin organizasyonlarına katılın
  6. Bölgenizdeki meetup ya da likemind toplantılarına katılın
  7. İnternetteki sosyal ağları kullanın, özellikle linkedin‘de profil oluşturun
  8. Yaptığınız çalışmaların bir kısmını blogunuzda online olarak paylaşın
  9. Yaptığınız çalışmaların bir kısmını sosyal ağlarda paylaşın
  10. Bir viral fikri geliştirin ve birlikte hayata geçirebileceğiniz insanlara ulaşın
  11. Bazı dergi veya popüler bloglara, onlar için bir yazı hazırlamayı teklif edin
  12. Farklı alanlardaki diğer serbest zamanlı çalışanlarla birlikte işbirlikleri geliştirin
  13. Sosyal ağlarda ya da tanışma toplantılarında özellikle esas hizmet alanınızı net bir şekilde belirtin
  14. Sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarında gönüllü olarak yer almaya çalışın
  15. Ön danışmanlık ya da ihtiyaçların belirlenmesi gibi hizmetlerinizden bir bölümü ücretsiz olarak sunun
  16. Bir başkası tarafından verilen bir hizmete, promosyon olarak sizin hizmetinizi ekleyin
  17. Verdiğiniz hizmete, promosyon olarak başkalarının hizmetlerini ekleyin
  18. Farklı büyüklükte hizmet paketleri hazırlayın ve duyurun
  19. İlk zamanlar barter yapmaktan kaçınmayın
  20. Rehber siteler ve basılı rehberlerde yer alın
  21. Diğer bloglar ve sitelerdeki ilgili yazılara yorum yazın
  22. Katıldığınız bir konferans ya da organizasyonda, katılımcılara küçük promosyonlar hediye edin
  23. Hizmetinizle direk olarak ilgilenecek, ilk seviyede muhattap firmalarla temas kurun
  24. Eski müşterilerinizle düzenli iletişimi sürdürün
  25. Eski müşterilerinizden sizinle ilgili müşteri deneyimlerini yazılı olarak paylaşmasını isteyin
  26. Kendinizi bir firma gibi konumlandırın, bireysel olarak da olsa girdi-süreç-çıktı döngüsüne sahipsiniz.
  27. Diğer alanlarda serbest zamanlı çalışan başkalarıyla birleşerek ortak tanıtım materyalleri hazırlayabilirsiniz
  28. Müşterilerinize, sizi önerecekleri ve kazanacağınız her yeni müşteri için indirim ya da ayrıcalık verin
  29. Her büyük projeden sonra müşterinizle birlikte bir kutlama yapın
  30. Her proje başlangıcında müşterinize bir iş planı ve süreç içerisinde karşılıklı rol ve sorumluluklarınızı net olarak ifade eden bir akış diyagramı sunun. Hem kendinizi disiplinize edersiniz, hem de ilerde olası sorunlarda müşterinizle gereksiz polemiklerden uzak durmuş olursunuz.

WOMM ya da C2C

Yazar: Ali BULUT Tarih: 26 Ocak 2009

ali-bulut-womm-viral-marketing

– TV Reklamlarının sadece %18′i pozitif ROI yaratmaktadır.

– B2B kampanyaların %84′ü satışların düşmesini engelleyememektedir.
– Reklam harcamalarında %100′lük artış, satışlarda ancak %1-2 ‘lik bir artış yaratmaktadır.
– Tüketicilerin sadece %14′ü reklamlara inanmaktadır.
– Tüketicilerin %69′u reklam önleme teknolojileriyle ilgilenmektedir.
– Tüketicilerin %10′u diğer %90′ının alışveriş davranışlarını etkilemektedir.
– Tüketicilerin %92’si çevrelerinden alışveriş tavsiyesi duymak istemektedirler.
– Ortalama bir insanın 11-12 yakın ilişkisi, 100-150 ilişkisi ve 1000 civarında da tanıdığı bulunmaktadır.
– 100 kişilik bir topluluk içerisinde 4950 olası ilişki vardır.
– 1000 kişilik bir topluluk içerisinde 500 000 olası ilişki vardır.

Dünyada en yaygın kullanılan sosyal paylaşım ağları:

youtube
del.icio.us
myspace.com
digg
friendfeed
twitter
facebook
orkut
hi5
slideshare
photobucket
flickr

Geleneksel pazarlama ve reklam araçları insanlara ulaşma konusunda giderek kan kaybederken, en etkin ve inandırıcı aracın yine bizzat insan tarafından yaratılan hikaye ve deneyimlerin paylaşımı olduğu görülmekte. Bu nedenle doğru bir WOMM kampanyası her zamankinden daha önemli. Tabii tasarımı için ise iyi ürün, tatmin edici servis, kalıcı bir deneyim, makul bir vaad, şeffaflık ve ilgi çekici bir hikaye gerekiyor.

( İstatistikler: Napa Consulting Group)

GÜNÜN YAZILIMI

ETİKETLER

ÜYELİK

Bu blog BloggerV.com üyesidir.